Yoga Merkezi www.yogamerkezi.com

 

Ana Sayfa

BLOG

Tarihçe

Felsefe

Gurular

Yoga Diyeti

 

Yoga Okulları

 Raja Yoga

   Yama

   Niyama

   Asana

   Pranayama

   Pratyahara

   Dharana

   Dhyana

   Samadhi

Özel Okullar

   Çocuk Yogası

Sri NV Raghuram

Ücretsiz Kitaplar

Yoga Linkleri

Yoga Merkezleri yoga eğitmenleri 

Kaynakça

Ben Kimim?

 

Kuruluş Tarihi

24 Ocak 2001

©Copyright 2001

 

MUTLAK'IN FARKINA VARMAK

 

Swami Krishnananda
The Divine Life Society (İlahi Yaşam Topluluğu) Genel Sekreteri
Sivananda Aşram, Rişikeş, Hindistan

1. BÖLÜM
GİRİŞ

Şuuru Genişletme Yöntemi

Bu Ebedi Varlık sadece metafizik spekülasyonla deneyimlenemez, aksine anında ilişkisiz deneyimde bir anlam kazanır. Bütünsel bir deneyim bütünsel bir yaklaşımı, bütünsel bir kişiliğe dönüşümü zorunlu kılar. Bu yüzden, bütünsel insanın bir parçası olan zihin Bütün olan Gerçeklik'e ulaşamaz. Şuurun tümünün ulaşılmak istenilen İdeal üzerine konsantre olması gereklidir. Bu sona doğru, kişisel şuurun israf edilen ışınlarının, bireysel kişiliğin kökü olan, saflaştırılmış egoya, ilksel göreceli kaynağa doğru geri çekilmesi zorunludur. Böylece duyu-algılamalarının aykırı çekiminden kurtulan saflaştırılmış ego-şuuru kendini tamamen daha süptil ve geniş olan şuur seviyesine doğru şuur genişlemesinin yüksek amacına adayabilir. Yüksek seviyelerin her biri daha düşük seviyelere göre daha geniş, daha süptil ve daha içseldir ve bütünsellik gücü birbirini takip eden her bir seviyede daha büyüktür. Şuurun belli bir seviyesiyle kontrol edilemeyen güçler daha ileri bir seviyede hakimiyet altına girer ve bireyin belli bir amacı yerine getirme kabiliyeti daha geniş seviyelerde daha yüksektir. Nitekim, şuurun doğuştan gelen ve nihai doğası kesinlikle herşeyi-içeren, en geniş ve bu sebepten Ebedi olmalıdır. Bu Varlık'ın zirvesinin Şuur ve Güç'ü sınırsızdır, çünkü varoluşun bu gerekli koşulunun bir ikincisi yoktur. Bu homojen özde bulunan benlikteki şuurun kurumu, bireysel ayrılığın Ebediyetin tamlığına kurban edilmesi yoluyla kazanılır. Upanişad'lar, acılı bireyin fani şuurunu aşan ve Deneyim'in Tamlığı'nda yüceyi selamlayanların miraslarıdır. Bireysel yaşamın, kendisine ait olmayan bir şeyleri ya da durumları isteme hissinin zorunluluğu olan bir yaşam olması gerçeği de, çeşitlenmiş yaşamın sınırlı olduğunu işaret eder. Nesnel varoluşun kendisi varoluş'un kalıcı doğasının birliğinde bir sınır çizmedir ve farkı olmayan varlıktaki göreceliğin gerçeksizliğinin sunumu nihai zaferi kazanamaz. Hatta yüzeysel-şuura karşın, mükemmelce hissedilse de hissedilmese de, her bir bireyin derinlerinden Herşey haline gelmeye yönelik bir istek vardır. Upanişad'lar Bilge-Güneş'in Işık'ında açmış narin çiçeklerin olgun meyvalarıdır. Bunlar (Upanişad'lar) bizi Tamlık'a -ki bunlar Tamlık'ın psikolojik kısmıdır- yönlendirirler.

Upanişad'lar mükemmelce ruhsaldır ve nitekim en katolik doktrin olan Gerçek'in-farkındalığı Yoga'sını savunurlar. Öğretileri entellektüel bir şaşkınlık ya da merakın bir ürünü değildir, tersine bireysel varoluşun kötü bağımlılığından ortaya çıkan pratik ihtiyacın yoğun ve karşı konulmaz baskısıdır. Gören'lerin görevi bu yaşamdaki hatalara çare bulmaktır, Gören'ler bunların varlığın ayrılık şuurundan ve sahip olma arzusundan ve kişinin olmadığı bir şey haline gelmesinden kaynaklandığını fark etmişlerdir. Bu herşeye sahip olma ve herşey haline gelmede yatan çare, "Ebedilik", "Ölümsüzlük", ve benzeri sözcüklerle mükemmel olmayan bir şekilde ifade edilmiştir. Her birimizin merkezi sorunu, bireysel yaşam hastalığının üstesinden gelmemiz ve mükemmellik, huzur ve saadet durumuna erişmektir. Upanişad'lar "Son"u ve "Araçlar"ı işaret ederler ve, bu hikmet sahipleri Gerçeklik'in Bütünsel Bilgisi'ne sahip olduklarından, buna işaret ettikleri yaklaşım yöntemi de İdeal olana uyar yani bütünseldir. İlişkisel yaşamın esaretinden kurtuluş için bu tip bir ideal "Sadhana"nın uygulanması, kişiyi mutluluğun parlayan bölgesine yönlendirir.

Kişiliğin daha yüksek şuura doğru dönüşümü için kullanılan farklı yöntemlerin verimliliğiyle ilgili kavramlar arasındaki farklar, İlahi Varoluş'un farkına varma göreviyle meşgul olanların farklı mizaçlarından ve çeşitli deneyim derecelerinden kaynaklanır. Ego-merkezlerinin her biri şuur ve deneyimde birbirinden farklıdır. Şuurun mevcut durumunun süptil şartına oranla, değişen derecelerde deneyimin daha üstün dokunuşunu isterler. Upanişad'larda sunulan beyanların temel bakışının Gerçek'in peşindeki arayıcıların en üstün sınıfınca alındığını, -mükemmelce- sezgisel Mutlakçılık'a gittiğini teyit edebiliriz, -kişi burada, insanoğlunun psikolojik yapısının tüm görüşlerine genel olarak değinen en derin beyanları bulacaktır. Güneşin ışık ve ısısı evrende varolan varlıkların hiçbiri için -bu varlıklar güneşin varlığını ne şekilde ne derece kullanırsa kullansın- gereksiz değildir ve Upanişad'lardaki bütünsel Gerçek'in beyanları hiç bir kişi ya da Gerçeklik'e yaklaşım yöntemi için faydasız değildir; çünkü "bütünsellik" tüm "görüşleri" içerir.

Varlık'ın bu Bütünsellik'i bu yaşamda bile başarılabilir. Gerçeklik üzerine ısrarlı meditasyon yapılarak ve ayrılık bilincinin reddiyle, fiziksel kılıfın silkinip atılmasından önce bütünselliğin etkilenmesi koşuluyla, bu amaç için daha fazla doğum ve ölüm çemberlerinden geçmek gerekli değildir. Başarı sürecinin çabukluğu, bu tip bir Meditasyon'un, hem negatif hem de pozitif yönlerden, gücünün yoğunluğuna bağlıdır. Şuurun fiziksellik ve bireysellikten dehipnotize edilmesi (hipnotize edilmişliğinin bozulması) ruhsal meditasyonun tüm yöntemlerinin önemli amacıdır.