Yoga Merkezi www.yogamerkezi.com

 

Ana Sayfa

BLOG

Tarihçe

Felsefe

Gurular

Yoga Diyeti

 

Yoga Okulları

 Raja Yoga

   Yama

   Niyama

   Asana

   Pranayama

   Pratyahara

   Dharana

   Dhyana

   Samadhi

Özel Okullar

   Çocuk Yogası

Sri NV Raghuram

Ücretsiz Kitaplar

Yoga Linkleri

Yoga Merkezleri yoga eğitmenleri 

Kaynakça

Ben Kimim?

 

Kuruluş Tarihi

24 Ocak 2001

©Copyright 2001

 

MUTLAK'IN FARKINA VARMAK

 

Swami Krishnananda
The Divine Life Society (İlahi Yaşam Topluluğu) Genel Sekreteri
Sivananda Aşram, Rişikeş, Hindistan

1. BÖLÜM
GİRİŞ

Kutsallığın Yolu

Ne kadar eğitimli olurlarsa olsunlar, modern kişilerce bu faktör unutulmuştur. Bu kişiler, Ruhsal Doğa'nın işleyişiyle özgürce yürümeyi reddeder ve kendini bireyselleştirilmiş bir varoluş durumunda merkezileştirme gayretinde bulunurlar. Günümüz dünyasının acısı, insanoğlundaki bu sürekli olarak ruhsal şuurun büyümesinin yolunu kapatmaya çalışan sıkıcı eğilimden kaynaklanır. Yarı pişmiş maddesel bilim ve psikolojinin durumu burada Gerçek'in-farkındalığının mutlu sürecine engel olan güçlerden biri olarak özellikle ifade edilmelidir. Yanlış eğitim yöntemlerinden doğan hastalıklar, sosyal ve politik mücadeleler, bireysel kötülükler ve dünyanın dejenarasyonunun hepsi insanlığın Ruhsal Gerçeklik'in kanunlarına sırtlarını dönmüş olduklarının korkunç gerçeğinden etkilenmektedirler. İnsan aklının bu kendini yok eden eğilimi kontrol edilmediği sürece, ve kişiye prosedürün doğru yönü gösterilmediği sürece, mutsuz dünya kendi kaderiyle hoşnut olmalıdır. Çare, bu tip bir Farkındalığın direkt yöntemine şimdi ve burada müracaatta samimi olan kendi varlığımızdadır. İnsanlık yüzde yüz ruhsal olmalıdır. İçsel-Farkındalık faaliyetiyle dünyaya karşı haksızlık yaptıklarını düşünenlere, doğal olarak çocuk saflığından daha yukarı gidememiş olarak bakılmalıdır. Çünkü, bu kişiler, Özben'in tüm evreni içeren ve onu fazlasıyla aşan Mutlak olduğunu unutmuşlardır. Bu, herşeye sahip olmadır, ve hiç bir şey kaybedilmez. Toplumun refahı ruhsallıktadır. Toplum, aynı zeka ya da türe ait olan varlıklarda varolan şuursuz ruhsal bir bağdan sonuçlanmış bedenlerden oluşur. Sosyal bağ benzer olduklarını düşünenler ve aynı tavırları sergileyenler arasında daha güçlüdür. Bu bağ, en çok şuur derinliğinin aynı seviyesinde olanlarda güçlüdür. Tüm bunlar Bir olan Varoluş'un bölünmezliğinin asli doğasının zayıf bir yansımasıdır. İnsanoğlu bu ruhsal kanunu bilmeli ve buna göre hareket etmelidir, ve bunun kabulü sadece akademik bir araştırma amacı taşımamalı, aksine herkesin genel olarak günlük hayatının temeli olmalıdır. Dünyadaki birlik, içinde ikamet edenler arasında kalp-kalbe duyulan birlikte yatmaktadır. Bugünün ihtiyacı budur. Bu, politik ve dini başların görevidir. Bu, tüm evrenin kutsallığına doğru yolu açan olacaktır.

Upanişad'lar bu yüce arayışta bizim rehber-ışıklarımızdır. Onları, samimiyet, inanç, sakinlik, kesinlik ve ısrarla anlayalım ve takip edelim.