ANA SAYFA GÜNLÜK PROGRAM YOGA EĞİTMENLİĞİ YOGA TERAPİ YAYINEVİ YOGA TATİLLERİ DÜKKAN  İLETİŞİM

MUTLAK'IN FARKINA VARMAK

 

Swami Krishnananda
The Divine Life Society (İlahi Yaşam Topluluğu) Genel Sekreteri
Sivananda Aşram, Rişikeş, Hindistan

4. BÖLÜM
GERÇEKLİĞİN DOĞASI

Uzay, zaman ve sebepsellik

Yok Olmaz Varlık, uzayın enlemesine ve boylamasına dokunduğu, yukarıdaki cennette olan herşeyin, dünyanın altındaki, cennet ve dünya arasındaki herşeyin, geçmiş, şimdi ve gelecek olan, içi ve uzay yoluyla tamamının dokuduğu O’dur. “Bu Brahman’ın ne önü ne de arkası vardır, ne içi ne de dışı vardır.” Bu, alanı olmayan ebediyettir, “altta ve üstte olan, batı ve doğuda, güney ve kuzayde olan; sadece o, bu tam varoluştur.” (Chh.Up., VII. 25). “Tüm yönlerden o ebedidir.”. Uzaysallık, Brahman’ın özenle ikilikçi-olmamasına (yani birliğine) zarar veren farka sebebiyet verir. Uzay, saf mükemmeliyetten yoksun olmaktır, çünkü bu varoluşta geçiciliğe sebep olur. “Bu Özben bir pirinç tanesinden daha küçüktür; bu Özben tüm evrenden daha büyüktür.” (Chh.Up. III.14.3.) “Bu Özben bir saç ucunun yüzde birinin tekrar yüzde bire bölünmüş halidir; ve bu Ebediyete yükselir." (Svet.Up.V.9.) Bölünmezlik, uzay üzerindeki bağımsızlığı ima eder, çünkü uzayda bulunan herşey bölünebilir. Heryerde varolma mekansızlıktır (uzaysızlıktır). Brahman oradadır, ve orada olan buradadır. (Vide Katha Up. II.1.10.) “Sadece bir Eşsiz olarak, bu bilinmelidir, bu ölçülemez ebedi varlık;” “burada ikiliği algılayan, ölümden ölüme gider.” (Brih.Up.IV, 4.20,19.) Bu nedenle, Brahman’da uzay aşılmıştır.

Zaman da Brahman’da inkar edilir. “Geçmiş, şimdi ve gelecek olan, zamanın bu üç farkını aşan, Brahman olan yok edilmez Om’dur, Tüm’dür.” (Mand.Up.1.2.) Brahman Anadi ve Ananta’dır, yani zamansızlık olan sonsuz devamdadır. “(Atman olan) Bu köprünün üzerinden, ne gün, ne gece, ne yaşlılık, ne de ölüm geçemez.” (Chh.Up.VII.4.1.). Şuurun bu ani pırıltı süresi, deneyimin mutlak sezgisi, sınırlılık üzerindeki bağımsızlığı, nesnel olmayan doğası, bunun zamansız varlığını işaret eder.

Nedensellik harekettir, ve mükemmelce gerçek olanın hareket ettiği söylenemez. Hareket doğanın geçiciliğidir, ama Brahman ebedidir. Özsel Gerçeklik’te dünya-süreci yoktur, çünkü tüm süreç değişimdir. Değişmezlik nedensizliktir. Yok olmaz, Akshara, fiilin en ufak bir miktarından bile yoksundur. Brihadaranyakopanishad’da (IV. 4. 20) Mutlak, “Yüce Birlik, doğmamış, değişmez, ebedi, ölçülmez, kusursuz, uzayın ötesinde kusursuz” olarak tanımlanmıştır. Uddalaka, tüm gelişimin sadece bir isim, bir kelimeler meselesi olduğunu ve doğru olmadığını söyler. Bu, varolmaktan farklı ve varolmamaktan farklı, ölüm ve ölümsüzlüğün ötesinde olarak resmedilir. Bu, bilgelerin çeşitli biçimlerde üzerinde knuştuklarıdır, ve bu bir tepkinin etkisi ya da bir etkinin tepkisi haline gelerek, tüm çoğulluğu ve bu nedenle uzaydaki tüm ilişkileri, zamandaki birbirini takip eden herşeyi ve tüm özne-nesne karıştılığını dışarıda bırakır. Uzay, zaman ve nedenselliğin nesnel dünyası sadece deneyim durumunu temsil eder. Uzay, zaman ve nedensellik bağımsızdır ve bunların hiç birinin gerçekte bir karakteri yok gibidir. Biri olmadan, diğeri açıklanamaz, ve tartışma bir kısır döngüye girer. Mantığın kendisi bu kavramlarla bağlı olduğundan, bunlar hakkında fikir yürütülemez. Bunlar düşüncenin kendi yapısını oluştururlar, tüm bilme yöntemlerinin özüdürler ve bu nedenle insan bilgisi, bu ilişkilerin şuurlu tezahürünün sadece bir başka ismidir.

Nesnel olarak, Uzay, zaman ve nedenselliğin temsil ettiği bu ilişkiler dışında hiç bir şey bilinemez ve nihayetinde sadece fikirler bilinebilir ve başka da bir şey yoktur. Bunlar düşünce sürecinin düşünme faaliyetine bir değer vermek ve onu mümkün kılabilmek için, dışsal dünyanın biçimindeki kendi-yansımalarıdır. Doğa’nın kanunu bir bireyle ya da bir bireyler grubuyla ilişki içindedir ve asla ebedi olarak varolan bir gerçek değildir- elbette ebedi olan, değişmez, bölünmez Brahman’ın Doğası olması dışında. Uzay, zaman ve neden dışsal durum ya da nesneleri algılanmanın belli usulleridir, ve böylece gerçekten varolan bir şey değil, ilişkiler biçimlenir. Algılayan akıl, her zaman kaotik bir tarzda değil, bir sistem ve sıra ile işlemek ister. Bu nedenle, bu evrensel olarak kabul edilmiş ilişkiler olan uzay, zaman ve neden, bireyselleşmiş ya da dışsallaşmış algılayan şuur tarafından formüle edilir. Tüm evren uzaysallık, geçicilik ve nedensellik fikirleri üzerine toplanır. Bunlar, bireyin tüm bilgi ve deneyiminin şartlarıdır, ve bu nedenle bu kavramlar her bir şekilde bilginin nesneleri haline gelmeyi reddederler. Biz herşeyi uzay, zaman ve neden açısından biliriz ya da hiç bir şey bilmeyiz. Bireysellik göreceli deneyimin bu kategorilerine bağlıdır, ve bu yüzden evrendeki tüm bilgi görecelidir, fenomeneldir, geçici çarelerdir, ve nihai olarak geçerli değildir. Uzay, zaman ve nedenin, deneysel deneyimin tümünün ideal gerekli yapıtaşları olması gibi, deneyimin tüm nesneleri de sadece durumlardır, uygunluktur, deneyimleyenin gerçekliğine göre görecelidir ve bağımsız bir varoluşu yoktur. Algılamanın nesnesi, nesneyi kavrayan bireylerin belli zihinsel durumları sürdüğü sürece sürer. Algılayanın psikozundan bağımsız bir nesne biçiminde kalıcı gerçeklik yoktur. Dünya ve bireylerin özü mutlak olarak aynı olsa da, yalnız doğaları içinde nesnelerin bir gerçekliği yoktur, çünkü bu özsel varoluş ayartılamaz ve sınırlanamaz olana aittir. Sunulduğu şekilyle nesneler dünyası göreceli algılamalara bağlı olduğundan yalandır; bunun biçimi gerçek değildir, çünkü biçim, güçlü arzu güdüleriyle harekete geçmiş evrendeki nesnelleşmiş şuur merkezlerinin hayali yapılarıdır. Kozmik Akıl, şuuru tezahürün tüm derecelerindeki tüm normların yaratıcısı olan  nihai özne olarak hareket eder. Tezahür etmiş olandaki dünyevilik, ya da bir başka deyişle, tezahür sürecinin ya da fiilinin kendisi, dünya-özü ya da dünyanın nihai maddesi ebedi olmasına rağmen, hayal olan anlamında yapılandırılmalıdır. Gerçek olmayan, bunun özü değil, biçimidir. Her bir nesnenin doğasının beş katlı olduğu söylenir, --varoluş, şuur, neşe, isim ve biçim. Bunlardan, varoluş-şuur-neşe*, herşeyinkendisiyle-özdeş şimdiki gerçekliğini oluşturur, ve bu yüzden de asla bitmez. Bu bitmeyen Özben-Mükemmeliyeti Mutlak’tır. Dünyanın isim ve biçimi, içindekilerle birlikte, sadece Gerçek’in bir görünüşüdür. Mutlak sade Gerçeklikse, uzay, zaman ve nedensellik sadece anlamsız terimlerdir.

“Bu Özben olan herşey vardır.” – Brih. Up. II.4.6.

“Bu, bu Özben’dir. Bu, Ölümsüz’dür, bu Mutlak’tır, bu tüm Öz’dür." —Brih. Up. II.5.1.

Gerçeklik’in gerçek doğasına ve bunun görünen noktalarla olan ilişkisine karar vermedeki tüm tartışmaların başarısızlığı, Gerçeklik’in bilinemez karakterine işaret eder. Bu yüzden, bu “bu değildir, bu değildir”* olarak tanımlanır. Ama sınırlı bilgimiz ve Gerçeklik’i bilmedeki yetisizliğimizin itirafı, bunu bilme idiası ima edilir. Bu, göreceli araçlarla bilinir ama göreceli bilginin üstünde olan şimdiki deneyimle farkına varılır.  

*Varoluş-şuur-neşe: Sanskritçe, “Sat-Chit-Ananda” olarak ifade edilir.
“Bu değildir, bu değildir” : Sanskritçe, “neti-neti” olarak ifade edilir.

   
GÜNLÜK PROGRAM
  • PROGRAM AKIŞI
  • ÜCRETLER
  • İNDİRİMLER
YOGA EĞİTMENLİĞİ
  • GENEL BİLGİLER
  • PROGRAM İÇERİĞİ
  • SIK SORULAN SORULAR
YOGA TERAPİ
  • GENEL BİLGİLER
  • HANGİ HASTALIKLAR
YOGA TATİLİ
  • GENEL BİLGİLER
    GİDERKEN ALINMASI GEREKENLER
MASAJ TERAPİLERİ
  • GENEL BİLGİLER
    ÜCRETLER
DÜKKAN
  • ÜRÜN KATALOGLARI
    FİYAT BİLGİLERİ
İLETİŞİM
 

Yoga Bharati San Francisco - Yoga Bharati Los Angeles - Yoga Bharati San Diego - Yoga Bharati Detroit -

Yoga Bharati Seattle - Yoga Bharati Atlanta - Yoga Bharati Calgary/Kanada

Vivekananda Yoga Üniversitesi Bangalore/Hindistan
 

 

İstanbul Yoga Merkezi

Caddebostan Mah. Bağdat Caddesi Kantarcı Rıza Sokak Köseoğlu Apartmanı No: 5 D: 3 Erenköy / İstanbul
Tel: 216. 368 8482 - 532. 357 3858

Copyright 2010

Logo tasarım: Rek ajans (T: 212. 325 37 02)