Yoga Merkezi www.yogamerkezi.com

 

Ana Sayfa

BLOG

Tarihçe

Felsefe

Gurular

Yoga Diyeti

 

Yoga Okulları

 Raja Yoga

   Yama

   Niyama

   Asana

   Pranayama

   Pratyahara

   Dharana

   Dhyana

   Samadhi

Özel Okullar

   Çocuk Yogası

Sri NV Raghuram

Ücretsiz Kitaplar

Yoga Linkleri

Yoga Merkezleri yoga eğitmenleri 

Kaynakça

Ben Kimim?

 

Kuruluş Tarihi

24 Ocak 2001

©Copyright 2001

 

MUTLAK'IN FARKINA VARMAK

 

Swami Krishnananda
The Divine Life Society (İlahi Yaşam Topluluğu) Genel Sekreteri
Sivananda Aşram, Rişikeş, Hindistan

 

4. BÖLÜM

GERÇEKLİĞİN DOĞASI

Brahman’ın Gücü

Brahman Ishvara olarak gözükürse, bu görünüş fiilinin sebebi görünme Gücü’dür. Bu nedenle, bizler Mutlak’taki “Güç” hakkında bir şey söylerken tereddüt etmeliyiz, çünkü bununla birlikte Brahman’ın Bölünmez, İkilikçi-Olmayan doğasına dair cüretli sonuçların unutkanlığına ihanet etmiş oluruz. Brahman’nı Ishvara olarak ve sonuç olarak dünyanın görülebildiği düşünülürse, biz şu soruya cevap vermeliyiz: Bir olan nasıl iki ve daha fazla hale geldi? Biz Brahman’ın Ishvara’yı ve dünyayı kendisi dışında bir maddeden yarattığını söyleyemeyiz, çünkü Brahman’ın eşi yoktur. O halde, O’nun bunları kendi içinden çıkardığını, bu durumda onun değişmez, ebedi doğasının bozulduğunu ve fenomenel bir varlık haline geldiğini almalıyız. Bundan da öte, Brahman’da yaradılış için gerekli olan uzay, zaman ve nedensellik olamaz. Bundan dolayı, yaradılış kendisi ile çelişir bir hale gelir. Brahman’ın Brahmanlığı, yani özsel mükemmelliği biz onu Yaratıcı, Koruyucu ve Yok edici olarak aldığımız anda yok olur. Ayrıca, eğer gerçek yaradılış varsa, Upanişad’lar nesnelliğin yok oluşu karşısında Mutlak’ın farkındalığını konumlandırır? Gerçek bir şey asla varlığını reddetmez. Sadece hatalı zan bilgi ile ortadan kaldırılabilir. Yaratıcı fiil, Mutlak’ın Fikir ya da Düşünce’si olarak bile adlandırılamaz, çünkü bunun içinde düşünce ve gerçeklik birdir. Yaradılış Mutlak’tan farklıysa, bu var olamaz. Yaradılış Mutlak’la özdeşse, sadece Mutlak vardır, ve hiç bir şey üretilmemiştir. Bu nedenle, en yüksek bakış açısında, yaradılış yanlış olmalıdır. Yaradılış sadece bir efsanedir. Gerçek olmadığı halde, Mutlak Şuuru örter ve öznel bir şuuru yansıtır gibi görünen bu gizemli hokkabazlığa Brahman’ın Gücü denir, ve bunun görünüşü Upanişad’larda bahsedilendir. Indra’nın hokkabazlık güçleriyle bir çok biçimde göründüğü söylenir. (Brih. Up., II. 5.19). Svetasvatara Upanişad Yüce Varlık’ın hokkabaz ve yaradılış evreninin de onun hokus-pokusu olduğunu söyler. (IV.10).

Bu Güç sadece, Özben-Deneyiminin örtüsünün kalkmasına engel olan ve Şuuru kendi tüm görünüşle kendine yanılgı içinde bırakıp kendisinden çekip ayıran nesnelleştirici güçtür. Ama bu Güç ısı ve ateş nasıl birse, aynı şekilde Brahman ile özdeştir; o halde, Brahman nasıl kendini aldatır, ve Bölünmez Varlık’ın Gücünün varlığı nereden geliyor? Ve, daha da ötesi, Şuurun Sonsuz Kütle’sindeki nesnel güç nasıl oluyor? Bu, bir şekilde açıklanması gereken ama bir şekilde açıklanamayan açıklanamayan sihirdir, ebedi olarak yanılgı içinde olamyanı bir şekilde yanılgı içine sokar. Felsefe amacını doğruluyorsa, açıklanamamazlık bir özür değildir. Ebediyetten ebediyete bölünmez yaradılışın anlamını çıkarabilen, bu yüzden de yaradılış olmadığını söyleyen bir spekülasyon olmamıştır. Bizler niye ve niçin böyle bir cehalete yakalandığımızı söyleyemeyiz. Bu sır süper-mantıklıdır. En büyük zekamız nihai olarak hiç bir şeyi anlamadığımızdır. Anirvachaniyatva ya da anlaşılmazlık bizim son çaremizdir; ve bu da herşeyden öte, sayısız yıllarca süren düşünmeden sonra başarılmıl gururlu felsefi mantığın bir sonucudur. Ama, bazı diğer cüretli dehalar göreceli deneyimin tüm gerçeğini acımadan, çelişkilerine önem vermeden ve sadece bireyin aleminde geçerli olan gerçekliklere dikkatle bakarak bertaraf etme cesaretine sahiptiler ve azimle Bir Brahman, Mutlak dışında hiç bir şey olmadığı bilgeliğini ileri sürdüler. Tarafsızca yargılayınca, sadece onlar tüm insanlık tarihinde kahramandırlar. Hiç bir şey onların aldığından daha iyi bir yol olamaz. Upanişad ilan eder:

"Sarvam Khalu Idam Brahma"; “Tüm bunlar doğrusu Brahman’dır.” –Chh.Up., III.,14,1.

Nihai olarak yanılsama, gerçek dışı, Maya, hata ya da nesnel kavram ya da bilinebilen bir ilke olamaz, sadece Şuur-Mutlak vardır. Şuur dışında hiç bir şey olamaz. Gerçek budur. Gerçeklik’teki dereceler bile kendi içinde nesnellik ve ikilikçilik anlamına gelir, bu fenomenel görünüşte azalacaklardır. Kendisinde olduğu gibi, Gerçeklik sadecfe tüm bölücü elementlerden, sözü edilen dereceler de dahil olmak üzere özgürleşmiş Mutlak’tır. Mutlak her zaman Kendisi’dir, asla bir nesne değildir, özne değildir ve ebedi olarak bölünmezdir.