1. Guru olan ve nada1,
bindu1 ve kala1 biçiminde olan, Siva’ya selamlar; bunlara adanmış kişi
kusursuz durumu başarır. (maya’dan özgürleşir.)
2. Şimdi,
ölümü yok eden, (sonsuz) mutluluğa götüren ve Brahman’da (erimenin) yüce
saadetini veren Samadhi’nin mükemmel sürecini izah edeceğim.
3. ve 4. Raja-Yoga, Samadhi, Unmani,
Manonmani, Amaratva (ölümsüzlük), Laya (erime), Tattva (Gerçek), Sunyasunya
(boş olan ve yine de boş olmayan), Paramapada (yüce durum), Amanaska (aklın
aşması), Advaita (dualitenin olmaması), Niralamba (desteksiz olması),
Niranjana (saf), Jivanmukti (bedendeyken özgürleşme), Sahaja (doğal durum),
ve Tura; tüm bunlar eş anlamlıdır.
5. (SAMADHI
anlatılır): Tuzun suyla birleşmesi ve içinde erimesi gibi, benzer şekilde
akıl ve Özben’in (Atman) birleşmesi Samadhi’dir.
6. Prana
hareketsizken (Kumbhaka’dayken), ve akıl Özben içinde erimişken, bu uyum
durumuna Samadhi denir.
7. Bu,
arzu-fikirlerinin sonu olan, Jivatman ve Paramatman’ın birleşmesi olan denge
durumuna Samadhi denir.
8. Kim
Raja-Yoga’nın büyüklüğünü gerçekten bilir? Ruhsal bilgi (Jnana), özgürlük
(mukti), sabitlik (sthiti) ve mükemmellik (siddhi) bir Guru’nun öğretisiyle
başarılır.
9. Gerçek bir
Guru’nun şefkati olmadan, duyusal zevklerin terki, gerçeğin algılaması ve
Varlık’ın (sahajavastha, yani üstün durum) doğal halini başarmak zordur.
10. Büyük Güç
(Kundalini) çeşitli Asana’larla, farklı Kumbhaka’larla ve Mudra’larla
uyandırıldığında, Prana boş olanda (Brahmarandra’da) istirahattedir.
11.
(Kundalini) Şakti’si uyanmış olan ve karman’lardan özgürleşmiş olan Yogin’de
gerçek doğal Durum kendi kendine varolur.
12. Prana
Susumna’nın içine aktığında ve akıl boş olanda eridiğinde, Yoga’yı bilen
(aklın değişimlerini sonlandıran kişi) tüm karman’ların kökünü kazır.
13. Yer
değiştirebilen ve değiştirmeyen tüm şeyleriyle, bu evrenin kollarına düştüğü
Zaman’a karşı bile zafer kazanan, Ölümsüz olan, Selamlar sana.
14. Akıl
eşitlik durumuna ulaştığında ve Prana Susumna boyunca hareket ettiğinde,
Amorali, Vajroli ve Sahajoli olur.
15. Prana
yaşadığı sürece (aktif olduğu sürece) ve akıl ölü olmadıkça (kullanılmaz
durumdayken) Ruhsal bilgi nasıl akılda yükselir? Prana ve aklın ikisini de
sakin hale gelmesine sebep olan kişi özgürlüğü başarır. Başka kimse bunu
yapamaz.
16. Her zaman
uygun yerde kalarak, susumna’yı açmayı ve Prana’yı merkezin (yani
Susumna’nın) içinden akmasını iyi öğrenerek, bu Brahmarandhra’da
tutulmalıdır.
17. Güneş ve
Ay, gündüz ve gece biçiminde Zaman’ın (bölümlerini) yaratır. Susumna Zaman’ı
tüketir. Bu bir sırdır.
18. Bu kafeste
(bedende) 72,000 Nadi pasajı vardır. (Bunlardan) Susumna, Sambhu (Sambhavi
Sakti)’e bağlı olan Güç’tür. Diğerleri (Ida, Pingala, vb.)’nın büyük bir
faydası yoktur.
19. Nefes
kontrol edildiğinde, gastrit ateş boyunca Kundalini uyandırılmalıdır ve hiç
bir sınırlama olmadan Susumna’ya girdirilmelidir.
20. Prana
Susumna boyunca akarken, Manonmani4 durumu başarılır. Yoksa, diğer
uygulamalar Yogin için sadece çabadır.
21. Kim
nefesi geçici olarak durdurursa (dizginlerse), aklı da dizginler. Kim aklı
kontrol ederse, nefesi de kontrol eder.
22. Aklın (-fiilinin) iki nedeni vardır: Prana ve vasana’lar (eldeki eğilimler ve
izlenimler). Kişi bunlardan birinde pasif hale gelirse, diğeri de sona erer.
23. Aklın
sabitlendiği yerde Prana da geçeci olarak durdurulur; ve Prana tamamen
kullanılmaz durumdayken, akıl da sakindir.
24. Akıl ve
Prana süt ve su gibi birbirine karışmıştır, ve hareketleri aynıdır.
Prana’nın (hareketi) olduğu yerde, aklın da (hareketi) vardır; aklın
(hareketi) olan yerde, Prana’nın da (hareketi) vardır.
25. Eğer biri
durdurulursa, diğeri de dinlenir. Biri hareket ederse, diğeri (de) hareket
eder. Eğer sakinleştirilmezlerse, tüm duyular aktiftir; kontrol edilirlerse,
özgürleşme durumu başarılır.
26. Civa ve
akıl doğal olarak sabit değildir. Civa ve akıl bağlanırsa (yani
sabitleştirilirse), bu dünyada başarılması imkansız olan nedir?
27. Oh,
Paravati! Civa’da Prana gibi, harekete geçirildiğinde, hastalıkları yok
eder; öldüğünde (yani pasif olduğunda) yaşam verir; bağlandığında, (kişinin)
havada yükselmesini sağlar.
28. Akıl sabit
olduğunda, Prana sabittir ve bundan dolayı semende de sabitlik vardır.
Semenin sabit olmasında daima güç vardır ve bu bedene sabitlik verir.
29. Akıl duyu
organlarının efendisidir; Prana aklın efendisidir; erime (laya) Prana’nın
efendisidir ve bu erimenin temelinde Nada (içsel ses) vardır.
30. Bunun
kendisine (aklın sukunetine) özgürleşme denilebilir; diğerleri bunun böyle
olmadığını söyleyebilir. (Ancak) Prana ve akıl emme durumunda olduğunda,
tanımlanamaz mutluluk bunu takip eder.
31. Nefes alış
ve veriş geçici olarak durdurulduğunda, (duyularca) kavranan nesneler
tamamen yok olduğunda, bedenin hiç bir hareketi olmadığında, ve aklın bir
gelişimi olmadığında, Yogin için emmede (laya’da) başarı vardır.
32. Tüm mental
değişimler (sankalpa) yok olduğunda ve fiziksel hareket olmadığında,
emilmenin tanımlamaz durumu bunu takip eder – bu (emilme), Özben’ce bilinir
ama kelimelerin erişiminin ötesindedir.
33. Görüş
varsa (yönlendirildiğinde), (Brahman’da) emilme vardır. Tüm yaşayan
canlıların içindeki elementlerde (dünya gibi) ve duyularda (duyma gibi) ve
Güç’te (sakti) sonsuza dek varolan bunun (avidya’nın) ikisi de özelliksiz
olanda (Brahman’da) erir.
34. İnsanlar
“laya, laya” derler ama laya’nın doğası nedir? Laya, duyu nesnelerinin
geçmişte kazanılmış eğilim ve izlenimlerin (vasanas) tekrar etmemesinden
dolayı, duyu nesnelerinin hatırlanmamasıdır.
35. Veda’lar,
Sastra’lar, Purana’lar (tüm insanların elinde bulunduğundan) fahişeler
gibidir. Ama Sabhavi-mudra namuslu bir kadın gibi korunmalıdır.
36.
SAMBHAVI-MUDRA (açıklanır): Göz kırpmadan dışa bakarken, konsantrasyonun bir
iç nesnede (Muladhara’dan Brahmarandhra’ya herhangi bir çakrada) olması,
Veda’larda ve Sastra’larda saklanan Sambhavi-mudra’dır.
37. Yogin
içsel nesnede aklı ve nefesi erimiş olarak kalırsa, gözbebekleri
hareketsizse, gözleri olmayanı algıladığı halde görmüyorsa (yani nesneleri
kavramıyorsa), bu Sambhavi-mudra’dır. Bu, boş olandan ve olmayandan farklı
olan, Sambhu’nun durumu bir Guru’nun lütfuyla başarıldığında, Gerçeklik
kendini (Yogin’e) gösterir.
38. Sambhavi
ve Khechari Mudra’lar (gözlerin) pozisyonu ve (aklın yönlendirildiği) yer
farklı olduğu halde, boş olanda1, ilahi mutluluk şuurunun doğası olan
(Atman’ın) aklın(ın) mutluluk emişini getirir.
39.
Gözbebeklerini (burnun ucuna konsantre olunduğunda görülen) ışığa
yönlendirin, ve kaşlarınızı biraz kaldırın. Aklı bir önceki uygulamadaki
gibi konsantre edin, ve kısa sürede Unmani durumuna ulaşılır.
40.
Bazılarının Agama1’nın tuzağıyla, bazılarının Vedik karışıklıkla, ve
diğerlerini de dialektikle kafası karışır; hangisinin (Unmani avashta olan
varoluş okyanusunu) geçmeyi sağlayacağını bilemez.
41. Yarı
kapalı gözler ve sabit bir akılla, bakış burnun ucuna yönlendirilmiş
olarak, Güneş (Pingala) ve Ay (Ida) bir uzatılma durumuna indirgenmiş,
(bedeni, duyuları ve aklı) değişmez bir durumda olan kişi, herşeyin kaynağı
olan, (kendisi) herşey olan, parlak olan, ilahi Gerçeklik olan ışık
biçimindeki yere ulaşır. Bunun hakkında başka ne söylenebilir?
42. Linga1’ya
gündüzleri de geceleri de ibadet etmeyin. Geceyi ve gündüzü durdurarak
Linga’ya her zaman ibadet edilmelidir.
43. Sonra
KHECHARI-MUDRA (anlatılır): sol ve sağ Nadi’lerde bulunan Prana, ortada
(susumna’da) aktığında, Khechari-mudra durumu mükemmel hale gelir. Buna hiç
şüphe yoktur.
44. Ida ve
Pingala arasındaki boşluk (sunya) Prana’yı yuttuğunda, Khechari-mudra orada
mükemmeldir. Bu şüphesiz gerçektir.
45. Ida ve
Pingala arasındaki desteksiz (niralamba) boşlukta, Vyoma-çakra’nın olduğu
yerde uygulanan Mudra’nın adı Khechari’dir.
46. Aydan akan
(nektarın) pınarı (olan Khechari Mudra) görünen biçimdeki Siva’nın
sevilenidir. Eşit olmayanın ağzı olan ilahi Susumna arkadan doldurulmalıdır
ve (damağa doğru döndürülmüş dil ile doldurulmalıdır)
47. Susumna
ayrıca (Prana’nın geçici olarak durdurulmasıyla) yakın yerden de
doldurulmalıdır. (Ancak) o zaman gerçek Khechari’dir. Khechari Mudra
uygulamasıyla, Unmani-avastha gelir.
48. İki kaşın
arası Siva’nın yeridir, akıl burada sakindir. Bu durum Turya olarak bilinir
(şuurun dördüncü durumu, uyanma, uyuma ve rüyasız uykunun ötesi) Burada,
Zaman (Ölüm) yoktur.
49. Kişi,
Yoga-uykusuna ulaşana dek Khechari uygulamalıdır. Yoga-uykusunda olan kişi
için Zaman (Ölüm) varolmaz.
50. Aklı
desteksiz bıraktıktan (tüm nesne ve kavramlardan özgürleştirdikten) sonra,
kişi hiç bir şeyi düşünmemelidir. Kişi o zaman içi ve dışı akaşa ile dolmuş
bir kap gibidir.
51. Dışsal
nefes (Khechari uygulamasıyla) durduğunda, benzer şekilde ortada olan da
durur (bedendeki nefes de geçici olarak durur). Buna şüphe yoktur. Sonra,
Prana akılla birlikte kendi yerinde (Brahmarandhra1’da) sakin hale gelir.
52. Prana
gidişini (yani Susumna boyunca) gece ve gündüz uygulayan (kişide),
uygulamadaki Prana’nın emildiği yerde, akıl da emilir.
53. Kişi
bedeni baştan ayağa (aydan akan) nektarla kaplamalıdır. O zaman kişi üstün
bedene, büyük güce ve cesarete sahiptir. Böylece, Khechar (anlatılmıştır.)
54. Aklı
Sakti’de (Kundalini’de) odaklayarak, ve Sakti’yi aklın merkezinde tutarak,
aklı akılla gözlemle ve meditasyon nesnesinin yüce durumunu yap.
55. Özben’I
(Atman’I) akaşanın ortasına ve akaşayı Özben’in ortasına koy; ve herşeyi
akaşanın doğasına indirgeyerek başka hiç bir şey düşünme.
56. İçini
boşalt, dışını boşalt, boşluktaki (akaşa’daki) bir kap gibi ol. İçte dol,
dışta dol, bir okyanustaki kap gibi dolu ol. (Bu meditasyondaki bir
Yogin’indurumudur.)
57. Ne
dışsalla ilgili ne de içte olanla ilgili hiç bir düşünce olmamalıdır. Tüm
düşünceleri dışlayarak kişi hiç bir şey düşünmemelidir.
58. Tüm evren
sadece bir düşünce yumağıdır. Aklın oyunları sadece düşüncelerden
yaratılmıştır. Düşüncelerden oluşan aklı geçerek, değişmez olanda sukuneti
bul. Ey Rama, o zaman elbette Huzur’u bulacaksın.2
59. Ateşe
atılmış kafur gibi, denizdeki tuz gibi, akıl da Gerçeklik ile irtibat
kurduğunda çözünür.
60.
Bilinebilen herşey bilinir, ve bilginin (kendisinin) akıl olduğu söylenir.
Bilgi ve bilinebilen akılla birlikte kaybedildiğinde, ikinci bir başka yol
yoktur. (yani dualite yoktur.)
61. Bu dünyada
olan taşınır ve taşınmaz herşey, hepsi aklın görüntüleridir. Akıl fizik
ötesi duruma (Unmani-bhava) ulaştığında, dualite deneyimlenmez.
62. Bilginin
tüm nesnelerinin bırakılması gibi, akıl da (Mutlak’ta, Şuur’da, Mutluluk’ta)
erimiştir. Akıl (bu şekilde) çözüldüğünde, geride (sadece) mutlaklık durumu
(kaivalya) kalır.
63. Bunlar
farklı araçları olan ve büyük eski öğretmenlerin kendi deneyimlerine
dayanarak anlattıkları Samadhi’nin yollarıdır.
64.
Susumna’ya, Kundalini’ye, Ay’dan akan nektara, Manonmani (durumuna) ve saf
Şuur biçimindeki büyük Güç’e selam olsun.
65. Şimdi,
Goroksanatha tarafından öğretilen ve Gerçek’i (direkt olarak) anlayamamış
olan öğrenmemişler için bile uygun olan Nada’ya (anahata sesi, içsel ses)
olan bağlılık uygulamasından bahsedeceğim.
66. İlksel
Efendi (Şiva) laya’ya ulaşmak için on iki milyon beş yüz bin verimli yol
olduğunu açıklamıştır; ama bizler sadece Nada’ya adanmanın laya(-ya olan
yollarda) en önemli şey olduğunu düşünüyoruz.
67. Muktasana
duruşunda oturan ve Sambhavi-mudra yapan Yogin, konsantre olmuş akılla sağ
kulaktan duyulan içsel sesi dinlemelidir.
68.
Kulakları, iki gözü, burnu ve ağzı kapat; o zaman saf Susumna pasajında net
ve farklı bir ses duyulur.
69. Tüm Yogik
uygulamalarda dört aşama vardır: Arambha, Ghata, Paricaya ve Nispatti.
70. Şimdi
ARAMBHAVASHTA (anlatılır): Brahma kilidi (Anahata’da bulunan Brahmagranthi)
(pranayama ile) açıldığında, boşluktan (kalpteki sunya4 veya akaşa’dan)
bir mutluluk ortaya çıkar. Beden (-in ortasında) (mücevher sesine benzer)
çeşitli çıngırtılar ve sesler (ananhata-dhvani) duyulur.
71. Boşlukta
(ses) başladığında, Yogin parlak bir bedene sahip olur, ışık saçar, güzel
kokusu vardır, hastalıklardan kurtulmuştur ve kalbi doludur (yani Prana ve
mutlulukla dolmuştur).
72. Sonra
GHATAVASHTA (anlatılır): İkinci (aşamada), Prana (Apana, Nada ve Bindu ile)
birleşir ve orta çakraya3 girer. O zaman Yogin duruşunda (asana’da) sabit
hale gelir, bilge olur ve Tanrılarla karşılaştırılabilir.
73. Visnu
kilidi (boğazdaki Vişnu-granthi) (Kumbhaka’daki Prana ile) açıldığında,
ilahi mutluluk sözü vardır. O zaman Atisunya’da4 büyük bir davulun
gürleyen sesi yükselir.
74. Sonra
PARICAYAVASHTA (anlatılır): Üçüncü aşamada bir davulun sesi (iki kaşın
arasındaki) akaşada duyulur. O zaman (Prana) tüm siddhi’lerin yeri olan
Mahasunya’ya ulaşır.
75. Aklın
(seslerin duyulmasından dolayı ortaya çıkan) mutluluk durumunun ötesine
gidildiğinde, (Atman’ın) doğal mutlulk durumu deneyimi vardır. O zaman kişi
(salgılardaki) düzensizlikten, acıdan, yaşılılıktan, hastalıktan açlıktan ve
uykudan kurtulur.
76. Sonra
NISPATTYAVASHTA (anlatılır): Rudra kilidi (Ajna Çakradaki Rudra-granthi)
kırıldığında, Prana (iki kaş arasındaki akaşada olan) Ishvara’nın yerine
ulaşır. O zaman oradaki Nispatti vina (yaylı bir enstrüman) rezonansı olan
bir flütün sesi olarak duyulur.
77. Aklın
birlikteliğine (özne-nesne dualitesinin var olmamasına) Raja-Yoga denir.
Böyle bir Yogin, varoluşun ve yıkımın ustası olarak, Ishvara’ya denk hale
gelir.
78. Orada
özgürlük olsa da olmasa da, burada mükemmel mutluluk vardır. Emilmeden
(laya’dan) ortaya çıkan bu mutluluk Raja-Yoga ile sağlanır.
79. Raja-Yoga
bilgisi olmayan Hatha-Yogin’ler vardır. Ben onlara çabalarının meyvelerini
almayan uygulayıcılar olarak bakıyorum.
80. İki kaş
arasında (-ki boşluğa) yapılan tefekkür, benim görüşüme göre, kişiyi kısa
zamanda Unmani-avashta’ya ulaşmaya götürür. Orta seviyede zeki kişiler için
bile, bu Raja-Yoga durumuna ulaşmada uygun bir yoldur. Nada’dan ortaya çıkan
emilme durumu anında deneyim verir (sonuç verir ).
81. Nada
konsantrasyonuyla Samadhi durumunda kalan büyük Yogin’in kalpleri, tüm
tanımlamaların üstünde olan ve sadece kutsanmış Öğretmen (Sri Gurunatha’nın)
bildiği Mutlulukla doludur.
82.
Tefekkürdeki kişi (muni) ellerinin (baş parmaklarıyla) kulaklarını
tıkayarak, değişmez olana (Turya’ya) ulaşana dek aklını mistik sese
odaklamalıdır.
83. Muhafaza
edilen dinleme süreci boyunca, içsel ses dışsal sesi boğar. (Kendini Nada’ya
adamış) Yogin onbeş günde akıldaki dengesizlileri yener ve mutlu hale gelir.
84.
Uygulamanın iç aşamalarında çeşitli göze çarpan, içsel sesler duyulur. Ama
bir ilerleme kaydedildiğinde, daha süptil (sesler) duyulur.
85. ve 86.
Başlangıçta bedende; okyanusa, buluta, bakır davula ve jarjara davuluna
benzeyen çeşitli sesler duyulur. Orta (safhada) davula (mardala), kabuk
boruya, zile ve boynuza benzer sesler duyulur. Sonunda, çınlayan çanlar,
flüt, vina va arı sesleri duyulur. Bu çeşitli sesler bedenin ortasından
duyulur.
87. Bulutlara
ve bakır davula benzer yüksek seli sesler duyulduğunda bile, dikkat sadece
daha süptil ve daha da süptil seslere verilmelidir.
88. Doğası
gereği sabit olamyan dikkat, kaba olandan süptil olan (seslere) çekilse
bile, ya da süptilden (içsel seslerden) kaba olana çekilse bile, dikkatin
başka hiç bir yerde dolaşmasına izin verilmemelidir.
89. Akıl
öncelikle hangi içsel sese dikkatini verirse versin, orada akıl sabitliğe
kavuşur, ve bu sesle birlikte (akıl) da çözünür.
90. Bal içen
bir arının kokuyu önemsememesi gibi, Nada’da eriyen akıl da (zevk)
nesnelerine özlem duymaz.
91. Nada’nın
keskin çelik üvendiresi kızışmış bir fil gibi olan (kontrolü zor olan) ve
duyu-nesnelerinin bahçesinde gezinen aklı verimli olarak frenler.
92. Akıl,
(sürekli olarak kendini duyu-nesneleri ile kendini tanımlamasından dolayı
oluşan) huzursuzluğunu yendiğinde, Nada’da (sabit olarak) durduğunda,
kanatlarını kaybetmiş bir kuş gibi tamamen hareketsiz hale gelir.
93. Yoga’da
hakimiyeti başarmayı arzulayan kişi tüm mental fiillerini bir kenara
koymalıdır ve tamamen konsantre olmuş bir akılla sadece Nada üzerine
meditasyon yapmalıdır.
94. Nada
içteki geyiği (yani aklı) tuzağa düşüren bir ağ gibidir ve Nada aynı zamanda
içteki geyiği (aklı) öldüren avcıdır.
95. Nada
kendini kontrol edenin (Yogin) içindeki atı (aklı) kilitleyen bir sürgü
gibidir. Bir Yogin bu yüzden her gün Nada üzerine meditasyon yapmalıdır.
96. Akıl civa
gibidir, Nada fiiliyle sülfür gibi bağlanır (katı hale getirilmesi) ve
huzursuzluğundan kurtulur ve kişinin desteği olmayan gökyüzüne (Brahman’a)
hareketini sağlar.
97. Akıl
içteki bir yılan gibidir, Nada’yı duyunca diğer herşeyi unutur ve tek bir
şeyde eriyerek başka hiç bir yere hareket etmez.
98. Bir parça
odunda yanan ateş (yanmış) odunla yatışır. Aynı şekilde, Nada’ya yönelmiş
akıl da Nada’nın içinde erir.
99. Akıl,
çanların vb’nin sesiyle ilgisi çekilmiş ve sabit tutulan ve Prana’yı kontrol
etmede usta olan biri tarafından kolayca öldürülen (yani tamamen
sessizleşmiş) bir geyik gibidir.
100. Duyulan
mistik rezonansın sesi vardır. Bu sesin özü, (aydınlanmışın, mutlak Şuurun)
)(yüce) bilgi nesnesidir. Akıl bu bilgi nesnesiyle bir hale gelir. Akıl
orada çözünür. Bu yüce Vişnu durumudur. (herşeye nüfuz etmiş Özben durumu)
101. Akaşa
kavramı ses duyuldukça varolur. Yüce Gerçeklik (Brahman) olan Sessizliğe
yüce Özben (Atman) denir.
102. Mistik
Nada’nın doğasıyla ilgili duyulan her şey Şakti’dir. Bu tüm elementlerin
(tattva’ların) çözüldüğü şekilsiz olan (varlık), yüce Efendi’dir
(Pramesvara). Böylece Nada araştırması biter.
103. Tüm Hatha-
ve Laya-Yoga süreçleri Raja-Yoga’ya erişmenin araçlarıdır. Raja-Yoga’ya
erişen kişi, Zaman’a (Ölüm’e) karşı zafer kazanır.
104. Akıl
(tattva) tohumdur, Hatha-Yoga topraktır ve tamamen arzusuzluk da sudur. Bu
üçüyle Unmani-avashta olan Kalpa-vrksa5, hemen ortaya çıkar.
105. Nada
üzerine yapılan sürekli meditasyonla, tüm arzu edilmeyen yığılı duran
eğilimlerden kurtulunur. Akıl ve Prana kesin lekesiz olanda (Guna’ları ya da
değerleri olmayan Şuurda) erir.
106. Unmani-avashta’da, beden kesinlikle bir ağaç gövdesi gibi olur ve Yogin
büyük bir davulun ya da kabuk borunun sesini bile duymaz.
107. Tüm
durumların6 ötesine geçen ve tüm düşüncelerden (ve hatıralardan)
kurtulan ve ölü gibi görünen (dışsal uyarıcılara tepki vermeyen) Yogin
şüphesiz özgürleşmiştir.
108. Samadhi’deki bir Yogin zaman süreci (ölüm) tarafından yutulmaz; fiilin
(meyvesinden) etkilenmez (karma); hiç bir etki altına (hiç bir kişinin,
büyünün vb.) alınamaz.
109. Samadhi’deki Yogin kokuyu, tadı, biçim veya rengi, dokunuşu ya da sesi
anlamaz; kendini ya da diğerlerini idrak etmez.
110. Aklı ne
uyuyan ne de uyanık olan, aklı hatıralardan ve unutkanlıklardan (vismrti)
kurtulmuş olan, ne kayıtsızlık içine giren ne de bir fiilde bulunan kişi –
elbette özgürleşmiştir.
111. Samadhi’deki Yogin sıcak ve soğuktan, zevk ve acıdan, onur ve onursuzluktan
etkilenmez.
112. Zinde
(duyuları ve aklı açık ve dumanlı olmayan), uyanma durumunda olan, yine de
uykudaymış gibi görünen, (Kumbhaka’dan ötürü) nefes vermeyen ve nefes
almayan kişi özgürleşmiş kişidir.
113. Samadhi’deki yogin hiç bir silaha karşı savunmasız değildir, kimse
tarafından saldırılamaz, bir mantra ya da yantra kullanımıyla kontrol altına
alınamaz.
114. Prana orta
yolda (Susumna’da) akmadığı ve Brahmarandhra’ya girdiği sürece, semen nefes
kontrolüyle sabit hale gelmediği sürece, akıl meditasyonda doğal durumunu
yansıtmadığı sürece, ruhsal bilgiden bahsedenler sadece palavracı, kendini
metheden ve yanlış boş laflara düşkünlük gösterirler.