PATANJALİ'NİN
YOGA SUTRALARI
Ben
bu kitapları Djwhal Khul'un Sanskritçe'den İngilizce'ye yaptığı çeviriden
Türkçeye çevirdim. Bu kitapların Alice Bailey tarafından yapılan yorumlarını
İngilizce olarak okumak isterseniz www.netnews.org
adresine uğrayabilirsiniz.
Yoga Sutra'ları
daha anlaşılır kılmak için eski eğitmenim Ersin Ananda'nın yapmış olduğu
revizyonlar için kendisine teşekkür ederim.
Patanjali'nin
Yoga Sutra'ları Türkçe kitap olarak da satılmakta. İlgilenenler için kitap
bilgilerini de veriyorum: Patanjali, Içsel Özgürlüğün Yolu (Yoga-Sutra), Arıtan
Yayınevi.
Kitapevlerinde bu kitabı bulamayanlar, kitabı www.ideefixe.com
adresinden ısmarlayabilirler.
Yoga hakkında bilgi sahibi olmak, ücretsiz
türkçe Yoga kitaplarını okumak ve İstanbul'daki Yoga Merkezleriyle ilgili
bilgilere ulaşmak için Yoga Merkezi'ne uğrayınız.
1.KİTAP - BİR
OLMA MESELESİ
1. Om.
Aşağıdaki talimatlar Bir olma ilimiyle ilgilidir.
2. Bu bir olma
(Yoga) psişik doğanın itaat ettirilmesiyle ve chitta'nın (aklın)
dizginlenmesiyle elde edilir.
3. Bu amaca ulaşıldığında,
Yogi kendisini gerçek benliğiyle bilir.
4. O ana dek,
içsel varlık kendisini biçim ve aktif gelişimlerle tanımlamıştı.
5. Aklın 5
durumu vardır, zevk ve acıya tabiidir; acı verirler ya da vermezler.
6. Bu
gelişimler (aktiviteler) doğru bilgi, yanlış bilgi, hayal, pasiflik (uyku) ve
hafızadır.
7. Doğru
bilginin temeli doğru algılama, doğru yere adanma ve doğru şeye tanıklık
etmedir.
8. Yanlış bilgi
ise varlığın durumunu değil biçimi temel alır.
9. Hayal,
gerçekte varolmayan imajlardır.
10. Pasiflik
(uyku), vritti'lerin (5 duyunun algılamalarının) uyuşuk halini temel alır.
(Uyku, duyuların algılamamalarını temel alır.)
11. Hafıza,
şimdiye dek bilineni devam ettirir.
12. İçsel
oluşum olan akla ait bu gelişimlerin kontrolü yorulmaz bir gayret ve bağımlı
olmama ile birlikte gelir.
13. Yorulmaz
gayret, aklın gelişimlerini düzenlemeye gösterilen sürekli çabadır.
14. Elde
edilecek nesne yeterince değerliyse ve ona ulaşmak için gösterilen çaba ısrarla
aralıksız takip edilirse, aklın sabitleşmesi (vrittis'in düzenlenmesi) korunur.
15. Bağımlı
olmama; dünyevi veya geleneksel olan, burada olan veya gelecekte olacak, tüm
arzu uyandıran nesnelere özlem duymaktan kurtulmaktır.
16. Bu, ruhsal
varlığın gunalardan veya bu değerlerden kesin bilgi ile özgürleştiği zaman
çıkan sonuca bağımlı olmama halidir.
17.
Konsantrasyon yapılarak nesnenin dört katlı doğasına; yoklayarak biçimine,
ayırt edici birliktelik yoluyla değerine (veya gunasına), ilham yoluyla amacına
ve tanımlama ile ruhuna ve o nesnenin şuuruna ulaşılır.
18. Samadhi'nin
bir ileri aşaması dış oluşumları sessizleştirerek elde edilmiş tek bir
düşünceye odaklanmadır. Bu aşamada, chitta, sadece kişisel tesirlere tepki
verir.
19. Burada
anlatılan Samadhi doğal olaylarla ilgili (fenomenel) dünyanın bağlarının
ötesine; Tanrıların ve onları ilgilendiren somut dünyanın ötesine geçmez.
20. Yogiler
önce inançla ve onu takip eden enerji, hafıza, meditasyon ve doğru algılama ile
saf Ruhun (Mutlak Olanın) farkını görebilmeye vasıl olarak Samadhi'ye ulaşırlar.
21. Bu aşamaya
(ruhsal şuura) ulaşma, isteği kuvvetli bir şekilde canlı olanlar için çok
hızlıdır.
22. Bu isteğe
sahip olanlar benzer bir şekilde farklıdır; bu istek yoğun, ılımlı (orta karar)
ya da hafif olabilir. Doğru ruhsal şuura ulaşma yolunda hala bir başka yol daha
vardır.
23. Ishvara'ya
yoğun olarak kendini adama ile Ishvara'nın bilgisine ulaşılır.
24. Bu Ishvara,
sınırlanmamış, karmadan ve ihtirastan arınmış ruhtur.
25. Ishvara'da
tüm bilginin tohumu olan Gurudeva sonsuzluğa açılır.
26. Zaman ile
sınırlı olmayan varlık olan Ishvara (Gurudeva) ilksel üstatların öğretmenidir.
27. Ishvara'nın
Söz'ü Aum'dur. Bu Pranava'dır.
28. Söz'ün sesi
ile ve yansıyan anlamı ile Yol bulunur.
29. Böylece, varlıksal
özün (ruhun) farkındalığı gelir ve tüm engeller ortadan kalkar.
30. Ruhun
tanınmasıyla ilgili engeller bedensel sakatlıklar, zihinsel durağanlık, yanlış
araştırma, dikkatsizlik, tembellik, maddesel bağımlılık, hatalı algılama,
konsantrasyonu sağlama yetisinin olmaması, meditatif halin devam
ettirilememesidir.
31. Acı,
üzüntü, yanlış yönlendirilmiş bedensel fiiller ve yaşam akımlarının yanlış yönü
(kontrolü) alt psişe doğasının engelleridir.
32. Engellerin
ve engellere eşlik edenlerin üstesinden gelmek için, bir doğruya (veya ilkeye)
olan isteğin yoğun olarak uygulanması gerekir.
33. Sempati,
şefkat, amacın sabitliği ve zevke ve acıya ya da iyiliğin ve kötülüğün hiç bir
biçimine bağımlı olmama ile birlikte chitta'nın huzuru gelir.
34. Chitta'nın
huzuru, ayrıca prana ya da yaşam nefesinin düzenlenmesiyle de birlikte gelir.
35. Aklın
sabitleşmesi, duyuların algılamasıyla ilişkisi olan konsantrasyonun şu
şekilleriyle temin edilir.
36. Işık ve
ışığın Parlaklığına meditasyon yapılarak Ruhun bilgisine ulaşılabilir ve huzur
sağlanabilir.
37. Alt varlık
saflaştırıldığında ve artık düşkünlük göstermediğinde, Chitta sabitleşir ve
ilüzyondan özgürleştirilir.
38. Huzura
(chitta'nın sabitleştirilmesine), rüyaların verdiği bilgi üzerine meditasyon
yapılarak ulaşılabilir.
39. Huzura
ayrıca kalbin en sevdiği üzerine konsantre olunarak da ulaşılır.
40. Böylece,
(varlığın) farkındalığı sonsuz küçük olandan sonsuz geniş olana genişler ve
bilgisi annu'dan (atom veya noktadan) atma'ya (ruha) mükemmelleşir.
41. Vritti'leri
(aklın özünün gelişimleri) tam olarak kontrol edebilen kimlikteki kişi, durumu
ve farkına vardığına benzerlik meydana getirir. Tıpkı bir kristalin yansıttığı
renkleri kendisine alması gibi, bilen, bilgi ve bilinen alan bir olur.
42. Algılayan kişi;
sözü, fikri (ya da anlamını) ve nesneyi biraraya getirdiğinde, bu, tarafsız
algılama durumu olarak adlandırılır.
43. Hafıza
kontrolü elinde tutmadığında, meydana gelen algılama tarafsız olmaz; söz ve
nesne aşılır ve sadece fikir kalır.
44. Tarafsız
fiili olan ve olmayan akılla yapılan konsantrasyonun bu aynı iki süreci sübtil
olan şeylere de uygulanabilir.
45. Fizik olan
sübtile ve süptil, Pradhara olarak adlandırılan ruhsal varlık durumuna giden
ilerleyici aşamalara yönlendirir.
46. Tüm bunlar
tohuma yapılan meditasyonu meydana getirir.
47. Bu üstün
düşünme (süper-tefekkür) durumuna ulaşıldığında Yogi, Chitta'nın dengeli
sakinliği ile saf ruhsal farkındalığa ulaşır.
48. Algılaması
kusursuzca kesindir. (ya da aklı sadece Gerçeği gösterir.)
49. Bu belirli
algılama eşsizdir ve rasyonel aklın (kanıt, netice çıkarma ve tümden gelim ile)
ortaya çıkaramadığını ortaya çıkarır.
50. Bu diğer
tüm izlenimlere karşıdır veya diğer izlenimlerin yerini alır.
51. Bu algılama
durumunun kendisi de sınırlandırılmamış (veya diğer izlenimlerin yerini almış)
ise, saf Samadhi'ye erişilir.
2. KİTAP - BİR
OLMA ADIMLARI
1. Ruh ile
birleşme yolunda, fiil Yogası, ateşli bir istekle, ruhsal okuma ve Ishvara'ya
adanmadır.
2. Bu üçünün
amacı ruhsal vizyonu getirme ve engelleri ortadan kaldırmaktır.
3. Bun zorluk
yaratan engeller; avidya (cehalet), kişilik duygusu, arzu, nefret ve bağımlı
olma duygusudur.
4. Avidya
(cehalet); gelişmemiş, veya ortadan kalkma sürecinde olan, veya üstesinden
gelinmiş ya da gelinmemiş diğer tüm engellerin nedenidir.
5. Avidya
kalıcı, saf, saadet dolu ve Beni; kalıcı olmayan, saf olmayan, acı veren ve
Ben-olmayan ile karıştırma durumudur.
6. Kişilik
duygusu, bilginin araçları ile bilenin kimliğinin oluşturulmasına göredir.
7. Arzu zevk veren
nesnelere bağımlı olmaktır.
8. Nefret,
algılanan herhangi bir nesneden iğrenmektir.
9. Sezgili
varoluşa duyulan yoğun arzu bağımlı olmaktır. Bu, her biçimde var olabilir,
kendi kendini devam ettiricidir veçok bilge olanlar tarafından dahi bilinir.
10. Bu beş
engel süptil olarak bilindiğinde karşı bir akli davranışla yenilebilir.
11. Fiilleri,
meditasyon süreciyle atılır.
12. Karma'nın
kökü bu beş engeldir ve bu yaşamda ya da gelecekteki bir yaşamda meyvesini
vermelidir.
13. Kökler
(veya samskara'lar) var olduğu sürece, meyveleri de yaşam, ölüm, ve zevk ve acı
veren deneyimler olacaktır.
14. Bu tohumlar
(veya samskara'lar) kendilerini oluşturan nedenin iyi veya kötü olmasına göre
zevk veya acı üretirler.
15. Aydınlanmış
kişi için (üç dünyadaki) tüm varoluş, guna'ların fiillerinden doğan borçtan
dolayı acı verdikleri düşünülür. Bu fiiller üç katlı olup; sonuçlar, endişeler
ve bilinç altıyla algılanan intibalar doğururlar.
16. Henüz
oluşmamış acı geçiştirilebilir.
17. Algılanan
ve Algılayanın bir ve aynı olduğu ilüzyonu (acı üreten etkilerin)
geçiştirilmesi gereken neden(i)dir.
18. Algılananın
üç özelliği vardır; sattva, rajas ve tamas (ritm, hareketlilik ve durağanlık);
elementlerden ve duyu organlarından oluşur. Bunların kullanımı deneyimi ve nihai
özgürlüğü doğurur.
19. Guna'ların
bölümleri (ya da maddenin özellikleri) dört katlıdır; belirli olan ve olmayan,
tanımlanabilen ve dokunulmayan.
20. Gören saf
bilgidir (gnosis). Saf olduğu halde, aklın aracılığıyla verilen fikir üzerine
bakar.
21. Olan herşey
ruhun yararına varolur.
22. Yoga'yı
(birleşmeyi) başarmış bir kişi durumunda objektif evren bitecektir. Ancak,
(objektif evren) henüz özgür olmayanlar için var olmaya devam eder.
23. Ruhun akıl
ile ve aklın algıladığı ile birleşmesi, algılanan ve Algılayana benzeyen
doğanın anlaşılmasını doğurur.
24. Bu
ilişkinin nedeni cehalettir ya da avidya'dır. Bunun üstesinden gelinmesi
gerekir.
25. Cehalet,
algılanan şeyler ile ilişkide olmamanın sağlanmasıyla son bulur. İşte bu büyük
(ruhsal) özgürleşmedir.
26. Mükemmel
olarak sağlanmış ayrım ile kısıtlılık durumunun üstesinden gelinir.
27. Bilgi (ya
da aydınlanma) yedi kattır ve ilerleme sağlayarak ulaşılır.
28. Yoga tüm
safhalarıyla düzenli olarak uygulandığında, ve saf-olmamanın üstesinden gelindiğinde,
irfan gelir ve bu da tam aydınlanmaya doğru götürür.
29. Yoga'nın
sekiz safhası; Yama Emirleri, Nijama Kuralları, duruşlar ya da Asana'lar, yaşam
gücünün doğru kontrolü ya da Pranayama, soyutlama ya da Pratyahara, dikkat ya
da Dharana, Meditasyon ya da Dhyana, tefekkür ya da Samadhi'dir.
30. Zarar
vermeme, tüm varlıklara doğru olma, çalmama, ölçüsüz olmama ve hırslı olmama
yama ya da beş emiri oluşturur.
31. Yama (ya da
beş emir) evrensel görevlerdir ve ırk, yer, zaman veya zorunluluk gözetmez.
32. İçsel ve
dışsal temizlik, mutluluk, ateşli istek, ruhsal okuma ve Ishvara'ya kendini
adama nijama'yı (beş kuralı) oluşturur.
33. Yoga'ya
ters düşen düşünceler olduğunda tam aksi olan düşüncelerin ekilmesi gerekir.
34. Yoga'ya ters
düşen düşünceler - kişisel olarak yapılan ya da yapılacak olan ya da uygun
görülen, hırstan, öfkeden veya oyundan (cehaletten) doğmuş, az, orta derece ya
da çok büyük olarak; zarar verme, yanlışlık, çalma, cinsel aşırılık ve hırstır.
Bu nedenle, tam aksi olan düşüncelerin ekilmesi gerekir.
35. Kim ki,
zarar vermemeyi mükemmelleştirmiştir, onun önünde tüm düşmanlık yok olur.
36. Tüm
varlıklara olan mutlak doğruluk mükemmelleştirildiğinde, sözlerinin ve
hareketlerinin karşılığı hemen görülür.
37. Çalmama
mükemmelleştirildiğinde, yogi arzuladığı herşeye sahip olabilir.
38. Cinsel
aşırılığın yok edilmesiyle enerji elde edilir.
39. Hırslı olma
tamamen yok edildiğinde, yeniden doğuşun kanunu anlaşılır.
40. İçsel ve
dışsal saflaştırma hem kişinin kendisi hem de diğer tüm biçimler için hırs
doğurur.
41. Saflaştırma
ile sakin bir ruh, konsantrasyon, organları kotrol altına almak ve Öz-Beni
görme yetisi gelir.
42. Mutluluk
ile ilahi saadet kazanılır.
43. Ateşli
istek ile ve saf-olmayanın ortadan kaldırılmasıyla bedensel güçler ve duyu
güçleri mükemmelleşir.
44. Ruhsal
okuma, Ruh (ya da ilahi Olan) ile irtibat halinde olunmayı sağlar.
45. Ishvara'ya
kendini adama ile meditasyonun (ya da samadhi'nin) amacına ulaşılır.
46. Bedensel
olarak yapılmış duruş, sabit ve kolay olmalıdır.
47. Duruşta
sabitlik ve kolaylık, sürekli az çaba ve sınırlı olmayana aklın konsantre
edilmesiyle sağlanır.
48. Buna
ulaşıldığında, zıt kutuplar artık sınırlamaz.
49. Doğru
duruşu (asana); prana'nın doğru kontrolü ve nefesin doğru alışı ve verişi
izler.
50. Prana'nın
(yaşam akımlarının) doğru kontrolü dışsal, içsel ve hareketsizdir; yere,
zamana, uygulama sayısına ve ayrıca uzatılmasına ya da kısa tutulmasına
bağlıdır.
51. Bu içsel ve
dışsal adımlarla ilgilenenlerin üstüne çıkan bir dördüncü aşama vardır.
52. Bununla,
ışığı saklayan kademeli olarak ortadan kaldırılır.
53. Ve akıl
konsantre olunmuş meditasyon için hazırlanmış olur.
54. Soyutlama
(ya da Pratyahara) duyuların düşünce ilkesiyle itaat ettirilmesi ve şimdiye
kadar görülür ve dokunulur olandan geri çekilmesidir.
55. Bu
safhaların sonucu olarak, duyu organlarının tam bir itaati oluşur.
3. KİTAP - BİR
OLMANIN BAŞARILMASI VE BUNUN SONUÇLARI
1.
Konsantrasyon, chitta'nın (zihnin) belli bir nesne üzerinde yoğunlaştırılmasıdır.
Buna dharana denir.
2. Muhafaza
edilen konsantrasyona (dhrana'ya) meditasyon (dhyana) denir.
3. Chitta
gerçek olanın (veya bir biçime dönüşmüş fikrin) içinde eridiğinde, ve kişisel
benliğin ya da ayrımın farkında olmadığında, buna tefekkür ya da samadhi denir.
4.
Konsantrasyon, meditasyon ve tefekkür birbirini izleyen bir fiil içindeyse,
sanyama'ya ulaşıldı demektir.
5. Sanyama'nın
sonucu olarak ışığın dışarıya doğru parlaması gelir.
6. Bu
aydınlanma kademelidir, adım adım gelişir.
7. Yoga'nın bu
son üç safhası diğer safhalara nazaran çok daha kişisel bir etkiye sahiptir.
8. Yine de bu
üçü bile hiç bir nesneyi temel almayan gerçek kaynaksız meditasyona (veya
samadhi'ye) göre dışsaldır. Bu meditasyon chitta'nın (zihnin) ayrımcı doğasından
meydana çıkan etkilerden etkilenmez.
9. Zihnin
aşamaları, birbirini izleyen sırada şöyledir: Zihin, görülene tepki verir, bunu
zihnin kontrolü izler. Bunu, chitta'nın (zihnin) her iki faktöre de tepki
verdiği an izler. Son olarak tüm bunlar geçer ve algılanan bilinç tam kontrolü
ele geçirir.
10. Zihnin bu
alışkanlığının terbiye edilmesiyle, ruhsal algılamada bir sabitlik oluşur.
11. Bu
alışkanlığın oluşturulmasıyla ve zihnin fikir-üretme eğiliminin
engellenmesiyle, sabit bir tefekkür gücü meydana çıkar.
12. Zihin
kontrolü ve kotrol eden faktör eşit olarak dengelenirse, tek-noktaya odaklılık
durumu oluşur.
13. Bu süreçte,
her bir nesnenin hali bilinir, özellikleri (ya da formları), sembolik doğaları,
ve zamana dayalı özel kullanımları (gelişme aşaması) bilinir ve anlaşılır.
14. Her bir
nesnenin meydanda olan ve de gözükmeyen özellikleri elde edilir.
15. Gelişmenin
aşaması, çok yönlü psişik doğanın ve onun düşünme ilkesinin çeşitli
gelişimlerinden sorumludur.
16. Her bir
biçimin üçlü doğasına yapılan konsantre olunmuş meditasyon ile ne olduğunun ve
ne olacağının sırrı çözülür.
17. (Nesneyi)
Gösteren tını (ya da Söz) ve şekillenmiş ruhsal öz (ya da fikir) algılayanın
zihnini genellikle karıştırır. Bu üç hale yapılan konsantre olunmuş
meditasyonlaysa, tüm yaşam biçimlerini çıkaran tınının (sezgisel) kavranışı
gelir.
18.
Düşünce-imgelemeleri görme gücü elde edildiğinde, eski enkarnasyonların bilgisi
ortaya çıkar.
19. Konsantre
olunmuş meditasyonla, diğer kişilerin zihinlerindeki düşünce-imgelemeleri de
görülür olur.
20. Algılayana,
bu düşüncelerin ait olduğu nesneler görülmezse, algılayan nesneyi değil sadece
düşünceyi görür. Kişinin meditasyonu görülebilir olanı kapsamaz.
21. Biçim ve
beden üzerindeki ayrıma konsantre olunmuş meditasyonla, bedenin insan gözüne
görünen bu özellikleri reddedilir (ya da yok varsayılır) ve yogi kendini
görünmez kılabilir.
22. Karma (ya
da etkiler) iki türlüdür: hemen karma ya da gelecekte karma. Bunlara yapılan
mükemmel konsantre olunmuş meditasyonla, yogi üç dünyadaki deneyiminin
mahiyetini bilir. Bu bilgi sembollerle gelir.
23.
Diğerleriyle birleşme, şefkat, yumuşaklık ve tarafsızlık olan duyuların üç
durumuna yapılan tek-noktaya-odaklı meditasyonla kazanılır.
24. Filin
gücüne yapılan tek-noktaya-odaklı meditasyonla, bu güç ya da ışık uyandırılır.
25.
Uyandırılmış ışığa yapılan mükemmel konsatre olunmuş meditasyonla süptil, saklı
ya da yabancı olan bir bilinç oluşur.
26. Güneşe
yapılan tek-noktaya-odaklı meditasyonla, yedi dünyanın (veya bilginin) bilinci
gelir.
27. Aya yapılan
tek-noktaya-odaklı meditasyonla aysal biçimlerin bilgisi yükselir.
28. Kuzey
yıldızına yapılan meditasyon, gezegen ve yıldızların yörüngeleri ile ilgili
bilgiyi verir.
29. Güneş sinir
ağı adı verilen merkeze konsantre olunarak dikkat verildiğinde, bedenin
durumuyla ilgili mükemmel bilgi gelir.
30. Boyun
merkezine dikkat sabitleştirildiğinde, açlık ve susuzluk ortadan kalkar.
31. Boyun
merkezinin üstündeki kanal ya da sinire dikkat sabitleştirildiğinde, denge
sağlanır.
32. Öz-denetim
sağlamış olanlarla, başta bulunan ışığa odaklanılarak görülebilir ve irtibat
kurulabilir. Bu güç, tek-noktaya-odaklı meditasyonla geliştirilir.
33. Herşey,
sezginin canlı ışığı ile bilinebilir.
34.
Zihin-bilincinin anlaşılması kalp merkezine yapılan tek-noktaya-odaklı
meditasyon ile gelir.
35. (Zıt
kutupların) Deneyim(i) ruhun kişisel Öz ve purusha'yı (Ruh'u) ayırt
edememesinden kaynaklanır. Nesnel biçimler ruhsal kişinin kullanımı (ve
deneyimi) için vardır. Buna yapılan meditasyonla, ruhsal doğanın (purusha'nın)
sezgiyle anlaşılması gelir.
36. Bu deneyim
ve meditasyonun sonucu olarak, sezgisel bilgiyi üreten daha üst bir duyma,
dokunma, görme, tat alma ve koklama gelişir.
37. Bu güçler en
üst ruhsal farkındalık için birer engeldir ama nesnel dünyalarda sihirli güçler
olarak hizmet ederler.
38. Zayıflatıcı
bağların sebeplerinden kurtulma ile ve hislerin bir başkasına yönelmesi (girişi
ya da reddi) tarzıyla, chitta (zihin) bir başka bedene girebilir.
39. Bir üst
düzey yaşamın (udana) boyun eğdirilmesiyle, dikenli bir yol olan sudan ve
ayrıca bataklıktan kurtulunur ve yükseliş (miraç) gücü kazanılır.
40. Samana'nın
(kalp bölgesinde bulunan yaşam enerjisi) boyun eğdirilmesiyle, kıvılcım alev
olur.
41. Akaşa ve
Ses arasındaki ilişkiye odaklanmış meditasyon ile, ruhsal duyma organı gelişir.
42. Beden ve
akaşa arasındaki var olan ilişkiye odaklanmış meditasyon ile (üç dünyaya ait)
maddeden yükseliş ve boşlukta seyahat etme gücü kazanılır.
43. Işığı
gizleyen yok edildiğinde, diskarne (enkarne'nin zıt anlamlısı) denilen, düşünme
ilkesinin değişimlerinden özgürleşmiş varlık durumu ortaya çıkar. Bu,
aydınlanma durumudur.
44. Her bir
maddenin aldığı beş biçime odaklanmış meditasyon ile her bir madde üzerinde
ustalık kazanılır. Bu beş form; kaba doğa, maddesel biçim, özellik, kapsam ve
temel amaçtır.
45. Bunda
ustalaşmayla, çok küçük olma ve bedensel mükemmeliyet ve tüm engellerden
özgürleşme gibi diğer siddhi'ler (güçler) kazanılır.
46. Biçimde
simetri, rengin güzelliği, elmasın gücü ve yoğunluğu bedensel mükemmeliyeti
meydana getirir.
47. Duyuların
üzerinde ustalık kazanmak; bunların doğaları, özellikleri, egoizm, kapsamlılık
ve faydalı amaç üzerine odaklı meditasyonla sağlanır.
48. Bu mükemmelleşmenin
sonucu olarak, zihin kadar çevik eylem, organlardan bağımsız algılama ve temel
(kök) maddenin üzerinde ustalaşma gelir.
49. Ruh ve
Mutlak Olan arasındakini ayrıdedebilen kişi, tüm durumlarda üstünlük elde eder
ve her şeyi bilen olur.
50. Bunu elde
etmede ve diğer tüm ruhsal güçlerde tutkusuz davranma ile bağların tüm
tohumlarından kurtulan kişi izole bir birleşme durumuna ulaşır.
51. Eski kötü
alışkanlıkların tekrar etmesi olası olduğu için, tüm varlık biçimlerinin, hatta
semavi olanların bile cezbediciliğinin tam bir reddi olmalıdır.
52. Sezgisel
bilgi, anlara ve bunların süreğen başarısına odaklanmış meditasyon
yapıldığında, ayırt edebilme kabiliyetinin kullanımı ile gelişir.
53. Bu sezgisel
bilgiden (tüm varlıkları birbirinden) ayırt edip fark edebilme ve cinslerini,
özelliklerini ve uzaydaki pozisyonlarını kavrama kapasitesi doğar.
54. En büyük
kurtarıcı olan bu sezgisel bilgi her yerde mevcuttur, geçmiş, bugün ve Sonsuz
Şimdide olan gelecek dahil her şeyi bilendir.
55. Nesnel
biçimler ve ruh aynı saflık durumuna ulaştığında, Birlik gerçekleşir ve
özgürlüğe kavuşulur.
4. KİTAP -
AYDINLANMA
1. Büyük ve
küçük Siddhi'lere (güçlere); enkarnasyonla, veya ilaçlarla, sözün gücüyle,
yoğun istekle ya da meditasyonla ulaşılır.
2. Bilincin
düşük plandan yüksek plana geçmesi büyük bir yaratıcı ve evrimsel bir süreçtir.
3. Uygulama ve
metodlar bilinç geçişinin gerçek sebepleri değildir; onlar bir çiftçinin ekim
için tarlasını hazırlaması gibi engellerin kaldırılmasına yardımcı olurlar.
4.
"Ben" bilinci, bireysellik duygusunun tadına varıldığı organların
yaratımından sorumludur.
5. Bilinç
tektir, ancak bir çok çeşitli biçimler üretir.
6. Bilincin
oluşturduğu biçimler içinde sadece gelişmemiş karmadan bağımsız olan biçim
meditasyonun sonucu olan biçimdir.
7. Özgürleşmiş
ruhun fiilleri, zıt kutuplardan özgürdür. Geri kalan kişiler içinse bunlar üç
çeşittir.
8. Karmanın bu
üç çeşidinden, etkilerin meyvaları için gerekli olan biçimler meydana çıkar.
9. Tür, zaman ve
yer açısından ayrılsalar bile, hafıza ve etki-üreten sebep arasında bir kimlik
ilişkisi vardır.
10. Yaşama
arzusu evrenseldir. Bu aklın-yarattığı biçimlerin (arzuların) bilinen
başlangıcı yoktur.
11. Bu biçimler
arzu, temel sebep, kişilik, verimli sonuç, mental canlılık veya yaşama isteği,
ve dışarıda süren hayat veya nesnenin desteği ile yaratılmış ve bir arada
tutulmuştur. Bunların çekim gücü azaldığında, bu biçimler de benzer şekilde
azalacaktır.
12. Geçmiş ve
bugün realitede var olur. Bugünün zaman kavramında biçim, gelişmiş özelliklerin
sonucudur ve geleceğin değerlerinin gelişmemiş tohumlarını içerir.
13. Gelişmemiş
ya da potansiyel olan özellikler, doğanın üç gunasını (maddenin değerlerini)
içerir.
14. Nesnel
biçimin tezahürü, tek-noktaya-odaklı etki-doğuran sebebe bağlıdır. (chitta'nın
ya da aklın gelişimlerinin birleşmesi)
15. Bilinç ve
biçim, birbirinden bağımsız ve ayrıdır, biçimler birbirine benzeyebilir ama
bilinç varoluşun farklı seviyelerinde işler.
16. Tek aklın
farklı gelişimleri, var olmak için bir çok aklın itici kuvvetine ihtiyaç duyan
çeşitli biçimler üretir.
17. Bu biçimler
algılanan bilincin gelişmemiş özelliklerine bağlı olarak bilinir veya bilinmez.
18. Aklın
efendisi olan algılayan, etki-üreten neden olan sürekli aktif aklın tam olarak
farkındadır.
19.
Görüldüğünden veya bilindiğinden, aydınlanmanın kaynağının akıl olmadığı
aşikardır. ***
20. (Akıl)
Kendisi ve kendisine dışsal gelen, iki nesneyi birlikte bilemez.
21. Aklın
(chitta'nın) bilgisinin, diğer bir akıl tarafından ispata gerek kalmadan kabul
edilebilmesi için, sonsuz sayıda bilenler anlaşılmalıdır, ve hafıza tepkisinin
silsilesi sonsuz bir karışıklığa kayma eğilimi gösterebilir.
22. Ruhsal zeka
tek başına olup nesnelerden özgürleştiğinde, kendisini akılda yansıtır ve sonra
Öz Benin farkındalığı gelir.
23. Sonra akıl,
bilen ve bilinebileni yansıtınca, herşeyi bilen olur.
24. Akıl,
sonsuz aklın intibalarını yansıtması gibi yansıttığında, Öz Benin bir aracı
olur ve kendisi de birleştirici olarak hareket eder.
25. (Özün
gerçek doğasından) Ayrılmış birleşme durumu, akıl ve Özü ayırt edebilen kişinin
ya da ruhsal kişinin ödülüdür.
26. O zaman,
akıl farkı görmeye ve kişinin Öz Benliğinin gerçek doğasına doğru artan bir
aydınlanmaya eğilim gösterir.
27.
Alışkanlığın gücüyleyse, akıl diğer mental intibaları yansıtır ve duyumsal
algılamanın nesnelerini algılar.
28. Bu
yansımalar engellerin doğasındaki yansımalardır ve üstesinden gelmenin yolu
aynıdır.
29. Bağımlı
olmamayı geliştirmiş kişi, aydınlanmadan ve ayrılmış birleşmeden sonraki
isteğinde bile, uygulanmış ayırt etme ile üstü gölgelenmiş ruhsal bilginin
farkına varır.
30. Bu aşamaya
erişildiğinde, engellerin ve karmanın üstesinden gelinmiştir.
31. Engellerin
ortadan kaldırılması ve bireyin tüm varlıksal bedenlerinn arınmasıyla, bilginin
tümü ele geçirilir ve bireye yapacak başka bir şey kalmaz.
32. Üç gunanın
kalıtımsal doğasından dolayı aklın (maddenin değerlerinin) gelişimi sona erer.
Onlar kendi amaçlarına hizmet etmiştir.
33. Akıldaki
gelişimlerin birbirini izlemesi olan Zaman aynı şekilde yok olur ve yerini
Sonsuz Şimdiye bırakır.
34. Ayrılmış
birleşme durumu, maddenin üç değeri (üç guna veya doğanın güçleri) Öz Benin
üzerinde bir etki yaratamadığında mümkündür. Saf ruhsal bilinç, Bir olan
içersinde erir.