|
Sanıldığının
aksine, vejetaryen kelimesi ingilizce vegetable (sebze) isminden değil,
etkin, canlı anlamına gelen latince vegetus kökünden türemiştir. Genel
olarak et-yemezlik olarak tanımlanan vejetaryenliğin temel üç farkı türü
vardır.
- Veganlar: Sadece sebze, meyve ve tohumlarla (pirinç, fasulye,
mercimek gibi her tür tahılla ve ceviz, fındık, fıstık, susam gibi
yemişlerle) beslenen grup.
- Lakto vejetaryenler: Veganların yediklerine ek olarak sütü de
ekleyen grup.
- Lakto-ova vejetaryenler: Lakto vejetaryenlerin yediklerine
yumurtayı da ekleyen grup.
Vejetaryenliğin tarihi çok eskilere dayanmaktadır; Buda, Zerdüşt,
Homeros, Platon, Diogenes, Pisagor, Leonardo Da Vinci, Isaac Newton,
Voltaire, Lamartine, Tolstoy, Mahatma Gandhi, G. Bernard Shaw, Charles
Darwin, Albert Einstein vejetaryen beslenmeyi seçen dünyaca tanınmış
kişilerden sadece bir kaçıdır.
Peki ama niye vejetaryenlik? Aslında vejetaryen olmak için çok farklı
sebep bulunabilir. İsterseniz bu sebepleri küresel, ülkesel, bedensel ve
süptil olmak üzere dörde ayıralım.
Küresel sebepler:
- Açlıkla savaş: Yapılan araştırmalara göre, 8 kilo tahıl karşılığı
ancak yarım kilo sığır eti alınabilmektedir. Yani, bir kişinin yediği bir
tabak ete karşılık, bir oda insan tahıl ile karnını doyurabilmektedir.
Malesef, insanları besleyebilecek tahıllarla özel çiftliklerde hayvanları
besleyerek dünyadaki açlığı arttırıyoruz.
Ülkesel sebepler:
- Temiz su kaynaklarının azalması: Yaklaşık yarım kilo etin üretimi
için, bir sığırın 4 litreye yakın su tüketmesi gerekmektedir (Bu rakam tarım
için gerekli su miktarının 8 katıdır.) Temiz su kaynaklarının azaldığı
günümüzde, bu fazlasıyla lüks bir tüketimdir.
- Toprak erozyonu: Hayvan yemi olarak kullanılan tahılların
üretimi, toprak erozyonunu arttırıcı etkiye sahiptir.
- Enerji giderleri: Kişiye 500 kalori sağlayan yarım kilo etin
üretimi için bir hayvana yedirilmesi gereken yemin üretimi için 20,000
kalori harcanmaktadır.
- İthalata bağımlılık: Tarımın giderek azalması ve et tüketimindeki
artıştan dolayı hayvancılığa önem verilmesiyle, sebze, meyve üretimi
ithalata bağımlı kalmakta ve özellikle hayvan yemlerinin üretimi için
gerekli gübrenin ithal edilmesi gerekmektedir.
Kişisel sebepler:
- Bedensel uyum: Bedenimiz eti sindirmeye elverişli değildir. İnsan
bedeni - diş yapımız, tükürük salgımız, barsak uzunluğumuz - otobur
hayvanların bedeni ile büyük benzerlikler göstermektedir ve etobur
hayvanlardan tamamen farklıdır.
- Et yemenin fiziksel anlamda zararlı sonuçları:Et yiyen toplumlara
örnek olarak -bir çok kitapta okuyabileceğiniz gibi- genelde eskimolar
verilir. Eskimolar bölgedeki doğal koşullardan ötürü et ve yağ oranı yüksek
gıdalarla beslenirler ve yaşam süreleri ortalama olarak 28 yıldır. Buna
karşılık vejetaryen beslenmenin yoğun olarak görüldüğü doğu toplumlarında
ise yaşam ömrü 110 ve üstü olarak belirlenmiştir. Yaşam süresinin
farklılıkları araştırıldığında, ortaya şu gibi sonuçlar çıkmıştır:
-Hayvanlar kesileceği sırada başına geleceği sezdiğinden olumsuz
hormonlar salgılar ve bu salgılar yenme yoluyla insana geçer.
-Hayvanlara antibiyotik ve hormon gibi ilaçlar verildiğinden etleri
ilaçlıdır ve et piştiğinde bile bu maddeler yok olmadığından insan eti
yediğinde bu maddeleri de birlikte yer.Bu da, kanser, kalp, damar sertliği,
verem gibi hastalıklara yol açar.
-Hayvan hastalıkları insanlara bulaşabilmektedir. Özellikle Deli Dana
ve Şap hastalığının çok yaygın olduğu günümüzde bu risk çok daha
fazladır.
- Vejetaryen olmanın insan bedenine olan olumlu etkisi:
Vejetaryenler daha uzun yaşarlar, kalp hastalıklarına daha seyrek
yakalanırlar, daha sağlıklı bir boy-kilo oranına sahiptirler, bedenleri
daha dayanıklıdır. Genelde et yememenin bünyeyi zayıflatacağına dair bir
inanç vardır, ancak doğaya baktığımızda goriller, filler, atlar gibi
güçlerinden şüphe etmediğimiz hayvanlar otoburdurlar, insanlar üzerinde
yapılan bir çok araştırma da bu sonucu doğrulamaktadır. Yurt dışında pek
çok sporcu; yüzücüler, atletler, vücut geliştirenler, basketbolcular
vejetaryen beslenmeyi tercih etmektedir.
- Etin pahalı olması: Özellikle ekonomik krizin patlak verdiği
günümüzde, hayvansal protein almak toplumun büyük kesimi için gittikçe
zorlaşmaktadır.
Süptil sebepler:
- Bedensel titreşimin bozulması: Daha önce
Guna'lardan (enerjinin özelliklerinden) bahsetmiştik. Et
de evrende bulunan diğer tüm maddeler gibi bu özelliklerden birini
bünyesinde daha fazla barıdırır. Et ölü gıda olduğundan Tamasik gıdadır,
aklı ve bedeni beslemez. Yoga prensibi gereği, bu Tamasik enerji, yenerek
insan bedenine alınır ve bedeni de Tamasik yapar.
- Yama prensibi: Ciddi Yoga öğrencileri
Yamalardan
biri olan
Şiddet Kullanmama - Ahimsa
etiği gereği hayvan eti yemeyi reddederler.
Peki, vejetaryen beslenme nasıl olmalıdır? Gelişigüzel sebze-meyve
yiyerek vejetaryen olunmaz, aslında bu tip tek yönlü bir beslenme sağlık
yönünden baktığımızda oldukça sakıncalıdır. Bu nedenle, protein alımına son
derece dikkat edilmesi gereklidir.
Sözümü bir vejetaryen olan Bernard Shaw'ın çok
güzel bir deyişiyle bitirmek istiyorum
|
"Hayvanlar benim arkadaşımdır ve ben arkadaşlarımı yemem."
|
GERİ
|
|