ANA SAYFA GÜNLÜK PROGRAM YOGA EĞİTMENLİĞİ YOGA TERAPİ YAYINEVİ YOGA TATİLLERİ DÜKKAN  İLETİŞİM

PRANA VE PRANAYAMA

N.V. Raghuram

 

Namaste.

Konferansların birinde*, delegelerin biri çok basit ama çok içten bir soru sordu. Bu soru bir çok kişinin dikkatini çekmedi ama benim samimi olarak üzerinde düşünmeme neden oldu.

Soru şuydu: Ortalama bir kişinin iki şeyi kavraması gereklidir; bunlardan biri bedeni, diğeri aklıdır. Kişi acı içindeyse ya da yaralanmışsa, bu beden seviyesindedir. Kişinin rahatsızlık duymasına neden olan başka bir şey de, akıl seviyesinde olan endişeler ve acılardır. Bu, görünüşte kişinin tüm sorunlarına cevap verir gibidir. Bu ikisinden ayrı olarak, neden bir de prana adı verilen üçüncü bir şeye ihtiyaç duyalım? Bir kişiyi, prana fikrine nasıl ikna edebiliriz? Hindistan dışındaki tüm dünya binlerce yıldır prana'ya karşılık gelen bir kelime olmadan gelişmiştir. O halde, Hint düşünce sistemi ile bir tanışıklığı olmayan bir kişiyi, nasıl olur da prana'nın önemi konusunda ikna edebiliriz?

Ben bu soruyu çok ilginç buldum. Bazı konuşmacılar kendilerine göre soruyu yanıtlamaya çalıştılar. Bazıları hepimizin içinde atmakta olan bir yaşam var ve bu prana'dır önerisini getirdiler. Prana adı verilen bir yaşamımız olmasında bir sorun yoktur. Karşı çıkılan nokta, prana adı verilen bir yaşamımız olduğunu bilmemiz, prana olduğu sürece yaşıyor olmamız ve gittiğinde de artık olmadığımızdır! Bu herkesin bildiği bir noktadır. Herkes prana olduğu sürece herşeyin devam ettiğini bilir; örneğin kalp çarpar, nefes devam eder. Ellerde ve ayaklarda, gözlerde, kulaklarda ve beyinde faaliyet devam eder. Bu enerji, gıda enerjisi ile aynı olsaydı, yemek yediğimiz sürece yaşıyor olmamız gerekirdi. Ama bu böyle değildir. Bu prana, yemek biçiminde aldığımız enerji olmayabilir, çünkü beslenmeye devam edildiği halde, yaşamıyor olabiliriz. O halde, yaşam enerjisi besin enerjisinden farklıdır ve besin sanki prana adı verilen temel yönü tamamlar gibidir.

Prana ve pranayama alıştırmaları biçimindeki prana ile çalışmaya devam etme ihtiyacı konusunda kendimi ikna etmek için başka bir yönden düşündüm. Bundan yıllar önce, bir arkadaşım beni Satsang'a davet etmişti. Bu kişi çok sofistike bir hanımdı ve aristokrat bir aileden geliyordu. Bana kendisinin hazırlayacağı bir fincan çay içme teklifinde bulundu. Ocağa yarım litre süt koydu. Su kaynayınca fincanları başka bir kaba aktardı ve fincanlara süt katılmış çay tozu ekledi - ekler eklemez tabi çay soğudu. Sonra tekrar ısıtmaya çalıştı ve şeker ekledi. Sonra, kabın doğru olmadığını düşündü ve başka bir kaba aktardı ve koyulaştırmaya çalıştı, ve bunu tekrar, tekrar yaptı! Ona şöyle dedim, "Madam, iki fincan çayı ben hazırlasaydım, sizin çay yapmanızı seyrederken harcadığım enerjinin çok daha azını harcardım..!"

Sonuç aynı olduğu halde, bir kişinin çok prana harcadığı bir şeyi, bir diğeri çok daha az prana harcayarak yapabilir. Farklı kişiler tarafından harcanan yaşam enerjisi bu kadar farklı olabilir. Bu fark, aldığımız besine bağlı değildir. Günlük hayattan bir kaç başka örnek daha verebilirim. Bazı kişilerin el yazılarına baktığınız zaman farkı görebilirsiniz. Bazı kişiler on sayfa boyunca okunaklı ve çok güzel yazarlar ve harflerin hepsinin bir örnek, şekillerinin ve büyüklüklerinin aynı olduğunu görebilirsiniz. Bu, yazının başlangıç ve bitişi süresince yazan kişinin enerji seviyesinde bir fark olmadığını gösterir. Diğer yandan, bir çokları bir sayfanın sonuna gelmeden kendilerini tamamen tükenmiş hissederler. Bu, kişinin ne aldığı besinle, ne de yazı adı verilen faaliyetle ilgili kişinin aldığı eğitimle ilgilidir.

Hissiyatım şudur ki, prana yazma biçiminde tezahür etmektedir. Bu prana'ya, başka bir kelime olmadığı için, Türkçe'de yaşam gücü diyebiliriz. Bu elbette besin biçiminde aldığımız enerjiden farklıdır!

Aynı şekilde bazı dansçılar dans ederken hafif bir rüzgar gibi yumuşakken, bazıları öyle bir dans eder ki, deprem oluyor sanırsınız! Aradaki fark sadece dans etmede değil, yürüme, konuşma, şarkı söyleme, yemek pişirme gibi tüm fiillerde görülebilir. Bu basit fiillerde bulunurken bazıları büyük bir miktar yaşam enerjisini tüketirken, bazıları ise çok büyük ölçülerde fiilde bulunduktan sonra bile kendini çok diri hisseder. Ve bu fark kişinin tükettiği besin biçiminden farklıdır. Bu, prana olarak bilinir!

Bir faaliyetin ardına koyduğu prana miktarı sabit ve değişmezse, yani kişinin belli bir faaliyet sırasında harcadığı prana kişinin parmak izi gibi sabitse ve kişinin harcadığı prana üzerinde hiç bir kontrolü ya da yetkisi yoksa, bu durumda burada tartışacak bir konu yoktur. Bu durumda, farklı kişilerin aynı iş için harcadıkları prana farkı farklıdır. Bu eğer bir kişinin uzun, bir diğerinin kısa olması gibiyse, yapılabilecek bir şey yok demektir. Deneyimimiz bize, bir kişi bize yürüme ya da konuşma sırasında harcadığı enerjiyi nasıl kısabileceğini sorarsa, bunun nasıl mümkün olabileceğini söyleyemeyeceğimizi ima eder gibidir. Ancak diğer yandan, bedenimizde bulunan bir fonksiyon merkezi  vardır ki, bir dereceye kadar bunu kontrol edebiliriz. Bu bizim solunum merkezimizdir. Solunum merkezinde, kesinlikle ama kademesel bir değişim yaratılabilir. Bir kişiye nefesini yavaşlat derseniz, bu kişi bunu yapabilir. Kişi nefesini yumuşak ve pürüzsüz yapabilir. Kişi kendi isteğiyle derin nefes alabilir ve böylece solunum oranını yavaşlatmayı başarabilir. Yeterince uzun süreler bu prana'nın hareket ettirilme uygulamasının yapılması, solunum oranlarında kalıcı bir değişimi getirebilir.

Prana, solunum faaliyetini üreten ve kontrol eden solunum kaslarının ardındaki güçtür. Solunum oranlarını yavaşlatarak aslında prana'yı kontrol ederiz, nefes sadece sonuçsaldır. İçimizde olan her tür faaliyetten Prana sorumludur. Başka bir deyişle, farklı faaliyetler aynı prana'nın görme, duyma, konuşma ve düşünme vb gibi değişik merkezler üzerinden tezahürüdür. Bir merkezdeki pranik faaliyetin yavaşlatılması, otomatik olarak diğer tüm merkezlere aynı tohumu eker, böylece sakinleşiriz!

Bu doğal yollardan da deneyimlenebilir. Bir kişi panik içindeyse ve rahatsız olmuşsa, yavaşlama ve derin nefes alıp verme onun bu panik durumundan çıkmasına yardımcı olacaktır. Solunum merkezinde yavaşlamış prana, diğer tüm merkezlerdeki prana'nın da yavaşlamasına neden olur. Bu nedenle, pranayama uygulamaları Patanjali tarafından nefes hızının yavaşlatılması üzerine verilmiştir.

Solunumun yavaşlatılması çabası ile ilgili kişinin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri monotonluktur (çeşitliliğin olmamasıdır), ve diğer bir zorluk da aklın tüm yönlere kayması ve sonuçta farkındalığımızı kaybetmemizdir. Farkındalık orada olmadığı sürece, prana'nın faaliyetini yavaşlatmak için biz de orada olmayacağızdır. Bu nedenle, farkındalığımızı nefesimize bağlayacak bazı teknikler gereklidir. Bu tekniklerin, akciğer fonksiyonlarını iyileştirmesi vb gibi yan faydaları da olabilir ama temel fayda bu pranik faaliyeti yavaşlatmaktır.

Bu teknikler üç kategoriye ayrılabilir.

Birinci kategori kullandığımız solunum merkezinin fizyolojik detaylarının olduğu yerdedir. Ciğerlerimizde üç kas kümesi vardır, bunlar mideyi ciğerlerden ayıran diyafram kası, kaburgaların arasını ayıran göğüs kasları ve üçüncüsü  köprücük kemiği ve omuz başları ile ilintili olan klavikuler kaslardır. Solunum her iki burun deliğinden gerçekleşir ve gerekliyse ağzımızı da solunum esnasında kullanırız. Bu detaylardan az ve öz olarak pranayama uygulamalarında faydalanılır. Birinci kategoriye giren bu tekniklerin bazıları anuloma viloma pranayama, nadi-şudhi pranayama, suryanuloma ve çandranuloma pranayama ve bastika'dır.

Uygulamanın ikinci kategorisi solunumun ısı yönünü kullanır. Bizler aldığımız havanın ısısını ve ağzımızdan aldığımız havanın neminden farkını hissederiz. Ayrıca, nefes verirken sıcak havayı da hissederiz. Biz bu özelliğimizi artırabilir ve bundan faydalanabiliriz. Bu uygulamalar Şitali, Şitkari ve Sadanta pranayama'lardır.

Üçüncü kategori ise sesle ilgilidir. Konuşmamız sırasında üretilen ses için nefes kullanılır. Uygulamalar, Nada-anusandhana, Brahmari vb'dir.

Felsefenin özünde, yaşamın amacı ve hedefi aklın sakinleşmesi yatar. Huzurun olmadığı yerde, başka bir çok şey olsa bile, mutluluk olmaz. Yoga tanım olarak aklı sakinleştirme tekniğidir. Bu aklın huzuru prana ile süzgeçten geçtiğinde, yavaşlama ve beden seviyesinde rahatlama olarak tezahür eder. Yaşamın bu amacını görmezden gelirsek, yoga'nın bu tanımından sapıyoruz demektir. Ama pranayama'nın amacı, içimizdeki prana'yı yavaşlatmak olsa da, bazen Kumbhaka olarak bilinen ve şuurlu olarak nefesin hafif bir baskı ile kesilmesi de eklenebilir. Bu, uyuşukluğun ve ataletin ortadan kaldırılmasında etkin olabilir.

Ruhsal gelişim yolunda, kişi kendini fiziksel bedenden asana'lar (duruşlar) yoluyla yükseltebilir, pranik bedeni prana'yı yavaşlatarak aşabilir. Daha sonra akılsal beden, Patanjali'nin Yoga Sutra'larında Dharana, Dhyana ve Samadhi olarak açılanan meditasyon ile aşılabilir.

Böylece, pranayama adı verilen uygulamalar, prana ile ne yaptığınız değil, pranik rahatsızlıkların ve bağların üstesinden gelmede ve böylece varoluşun daha süptil planlarındaki yolculuğumuza devam etmemizde prana'ya ne yaptığımızdır.

Burada, pranayama uygulamaları teknolojisinin detaylarını kapsamadım. Bu detaylar bir çok pranayama metninde vardır. Ama bu tekniklerin tümünün, içsel huzur ve uyumu sağlama ve zenginleştirmek için var olduğunu aklımızda tutalım.

Sevgiler,

N.V. Raghuram.

*) Aralık 2003 tarihinde, sVYASA Bangalore'da Uluslararası Yoga Konferansı düzenlenmiştir. Sevgili babam bu konferanslardan bahsetmektedir.

Not: Bu newsletter'ların orjinal ingilizceleri için http://nvraghuram.vyasa.org sitesine giderek, mail adresinizi bırakabilirsiniz.

geri

   
GÜNLÜK PROGRAM
  • PROGRAM AKIŞI
  • ÜCRETLER
  • İNDİRİMLER
YOGA EĞİTMENLİĞİ
  • GENEL BİLGİLER
  • PROGRAM İÇERİĞİ
  • SIK SORULAN SORULAR
YOGA TERAPİ
  • GENEL BİLGİLER
  • HANGİ HASTALIKLAR
YOGA TATİLİ
  • GENEL BİLGİLER
    GİDERKEN ALINMASI GEREKENLER
MASAJ TERAPİLERİ
  • GENEL BİLGİLER
    ÜCRETLER
DÜKKAN
  • ÜRÜN KATALOGLARI
    FİYAT BİLGİLERİ
İLETİŞİM
 

Yoga Bharati San Francisco - Yoga Bharati Los Angeles - Yoga Bharati San Diego - Yoga Bharati Detroit -

Yoga Bharati Seattle - Yoga Bharati Atlanta - Yoga Bharati Calgary/Kanada

Vivekananda Yoga Üniversitesi Bangalore/Hindistan
 

 

İstanbul Yoga Merkezi

Caddebostan Mah. Bağdat Caddesi Kantarcı Rıza Sokak Köseoğlu Apartmanı No: 5 D: 3 Erenköy / İstanbul
Tel: 216. 368 8482 - 532. 357 3858

Copyright 2010

Logo tasarım: Rek ajans (T: 212. 325 37 02)