Sevgili Dostlar,
Hepinize mutlu bir 2004 yılı dilerim. Gelin hep beraber Swami
Vivekananda’nın doğum günü olan 12 Ocak gününü gençlerin günü olarak, 15
ocak gününü Makara Sankranti ya da Makara Sankaramanam olarak ve buna ilave
olarak 17 ocak gününü Netaji Subhash Chandra Bose’nin doğum günü olarak
kutlayalım.Tanrının tüm biçimlerine saygı göstermek kültür mirasımızdır.
Tanrının bu biçimleri toprağı ve nehirler, bitkiler vs gibi doğal kaynakları
ve nüfusumuzun büyük bir bölümünün bütünsel bir parçası olan inekler gibi
ehli hayvanları da kapsar. Bundan 50 yıl öncesine kadar, tarım ürünleri
sadece tanrının bir hediyesi olarak değil, tanrı olarak görülüyordu. Makara
Sakramanam işte tanrının tüm bu formlarına duyduğumuz coşkudan dolayı
saygımızı gösterdiğimiz bir festivaldir. Aynı zamanda servetimizi fakir ve
hak etmiş olanlarla paylaşırız. Bu zengin kültür tüm yaradılışa derin bir
saygı ve kabullenişle bakar.
Sağlığı Koruma Teknolojisinin modern algılayışı, artan yıllarla yaşamı
yaş ile doğdurmaya çalışmaktadır. Bundan dolayı, yaşam süresi bundan bir kaç
dönem öncesine göre daha yüksektir. Bu harikadır ama bunun bir eksik yanı
vardır; bu da hayatın değerlerini daha iyi hale getirmeye fazla dikkat
edilmeyişidir. Swami Vivekananda “yaşamını yaş ile” dolduran bir kişidir. Bu
demektir ki, sadece kırk yıldan az bir süre yaşamış olmasına karşın, o kadar
yoğun ve bizim için o kadar ilham verici olmuştur ki, onu anlamak bir kaç
yaşam sürer! Yaşamı o kadar ilham vericidir ki, özgürlük çabamızda yer alan
hemen hemen tüm liderler, ilhamlarını Swamiji’den aldıklarını ifade etme
ihtiycaı hissetmiştir. Onun yaşamı bir çok olayla doludur, Hintli ve batılı
öğrencilerinin yazdığı biyografileri okumak büyük bir zevktir! Her genç Rama
Krishna Math tarafından basılmış doğulu ve batılı öğrencilerinin yazdığı
biyografi öncelikli olarak, en azından bir biyografisini okumalıdır.
Subhash Chandra Bose büyük bir kahraman ve cesaretli bir kişidir. Ruhsal
olarak gelişmiş ve İngilizleri Hindistan’dan çıkartmak için ilk Hint ulusal
ordusunu kurmuştur. Bu kişinin yaşamını ve verdiği mesajı hak ettiği şekilde
popüler hale getirmeye özen göstemedik. Ancak bu kişi ruhsallığın ve
doğruluk adına savaşmanın birlikle var olabileceğini, savaşçı ve derviş
kimliğinin aynı kişide aynı anda varolabileceğinin altını çizerek gösteren
ender örneklerdendir.
Bir sonraki sayıda, prana hakkında biraz daha fikir vermeye devam
edeceğim.
Sevgiler,
N.V.Raghuram