ANA SAYFA GÜNLÜK PROGRAM YOGA EĞİTMENLİĞİ YOGA TERAPİ YAYINEVİ YOGA TATİLLERİ DÜKKAN  İLETİŞİM

PRANA VE PRANAYAMA (2)

N.V. Raghuram

 

Namaste,

Hepimiz, ağır yükler taşıyan kişilerin olduğu bir şov ya da sirk gösterisi ile karşılaşmışızdır. Daha da kolayı, Hindistan Demiryollarındaki bir peronda ya da depolarda ince ve güçsüz bir kişinin kolaylıkla sırtında inanılmaz ağır yükler taşıdığına rastlamışsınızdır. Ben her zaman bu kişinin omurgasına ne olduğunu merak etmişimdir. Bir ya da iki kırılma olmaz mı! Shastryji* bununla ilgili çok ikna edici bir açıklama vermektedir. Bu "Kumbhaka" olarak adlandırılır. Bunu yapan kişi, bedeninin geri kalan kısmını katılaştırarak tüm prana'sını tek bir noktada toplar, hatta bazen nefesini tutar. Bu kişi pranayama ya da benzeri herhangi bir teknik konusunda eğitimli değildir. Bu kişi bunu en basit tekniklerden biri olan uygulama ile öğrenir ve (bu tekniği) ağırlığı taşımada uygular. Bu kişinin ruhsal gelişimde herhangi bir iddiası yoktur.

Beni şaşırtan başka bir şey de, bir gülle ya da çekiç atarken ya da uzun atlama ya da sırıkla atlama esnasındaki atletlerin başarısıdır. Atletlerin hepsi hazırdır, duruşa ve diğer herşeye kendilerini uyarlarlar. Ekleyeceği başka bir şey yoktur. Ama sonra, sanki bedenin içinde görünmez bir çeşit nizam bekler gibidirler.  Hatta, bedenin çeşitli yerlerine eklenmiş bilgisayarla yapılan incelemeler bile, süptil olarak girdiği durumdan önce veya sonra, kas veya sinir seviyelerinde herhangi bir değişim göstermez. Ama bu kişinin yüzünde değişimi görürsünüz. Bu kişi, küçük aygıtlarla izlenmesi mümkün olmayan, bir çeşit akış olan ve bu olur olmaz yaptığı iş ile doğru bir dengeye gelen, prana olduğu sanılan bir şeyi aynı hizaya getiriyor olmalıdır. Bu, bu kişinin en iyi performansı olmayabilir, ama yaptığı performans sırasında kişi tamamen oradadır. Bunlar, bize akıl ve beden adı verilen yönler dışında başka bir şeylerin de varlığını işaret eden alanlardır.  Bu bir enerji ya da akış ya da faaliyet gibidir, ama net olarak bildiğimiz enerji ya da bedenin gücü değildir. Buna, eski bilgeler, prana derler. Bazı atletler pranayı yavaşlatarak ve derin bir nefes almadan önce ve yaptıkları işe başlamadan önce bir çeşit pürüzsüzleşmeyi devam ettirir gibidirler.

Burada bir başka örnek daha vermek isterim. bir köy tanrısına sunma biçiminde bir uygulama vardır; bu kişiler dua etmek için Praşanti'ye geldiler. Bu, her bir kişinin bir şeyler sunmasını da içermekteydi ve sonunda bir kişi trans gibi bir durum içine girdikten sonra, diğer bir kaç kişi gelerek bu kişinin kafasında birbiri ardı sıra hindistan cevizi kırmaya başladılar! Benim gibi Satvik bir insan için korkunç bir görüntüydü! Ama sonunda, bu kişinin kafasında en azından on hindistan cevizi kırıldıktan sonra bile, bu kişi gayet iyiydi ve kafasında en ufak bir şişik bile yoktu! Ama herkes, uygulama başlamadan on dakika önce, uygulama esnasında ve uygulama bittikten sonraki beş on dakika boyunca, bu kişinin trans benzeri bir durumda olduğunu ya da prana'sını belli bir durumda tuttuğu hissini veren bedensel bir sertlik içerisinde olduğunu gözlemleyebilirdi.

Tüm bu deneyimler bize sadece nefesin yavaşlatılabileceğini ve böylece prana'nın yavaşça akarak yaşamın daha huzurlu olabileceğini göstermekle kalmayıp, aynı zamanda prana'yı beden içerisinde belli noktalar içerisinde tutarak belli başarıların da kazanılabileceğini göstermektedir. Kişi kendine, bunun ne kadarı ruhsal diye sormalıdır. Prana'nın belli bir yerde tutulması, bize huzur ve sukunet verir mi? Bu, egomuzu şişirip, bizi kibirli yapmaz mı? Hatta bazıları Kumbhaka adı verilen -prana'nın tutulması yöntemi- dışsal olarak yapıldığında, kişinin nesneleri görünüşte yoktan ama aslında dışarıdan toplanan prana ile var edebileceğini tahmin etmektedir!

Başka bir ilginç gözleme de burada değinmek isterim. Bir kişi sinirli olduğu zaman, bu kişinin enerjisinin yükseldiğini görürsünüz. Bu kişi normal zamanda yapamadığı şeyleri, sinirli olduğu zaman yapabilir haldedir. Normalde korktuğu bir kişiye, sinirli olduğu zaman cevap verebilir ya da sert bir karşılık verebilir. Hatta sadece insanlar değil, hayvanlar da benzer davranışlar içindedirler. Onlar da sinirlendikleri zaman, saldırma noktasına gelirler. Öfke içinde bir güç konsantrasyonu var gibidir. İçsel gücün bir konsantrasyonu, güneş ışınlarını büyüteç altında toplayarak tek bir noktaya getirmeye benzer. Aynı şekilde polisiye bir film seyrederken ya da bir video oyunu oynarken, aynı şeyin olduğunu görürsünüz. Buna "Kumbhaka" ya da "Dharana" denir. Bu, bir atletin ya da kafasında hindistan cevizi kırılan adamın uyguladığı Kumbhaka'ya benzer.

Burada bir araya getirilen fikirleri toparlarsak, prana adı verilen içsel yaşam gücü toplanabilir ve görülmedik başarıların elde edilmesinde kullanılabilir. Bunda, ruhsal ya da kutsal bir şey yoktur. Bu nedenle, prana ve bu prana'nın büyük bir güç biçiminde toplanması nötrdür ve özellikle bunda ruhsal bir şey yoktur. Hitler bile, bir çok zeki Alman'ı ipnotize etmek ve onları kendi yıkım planları içinde kullanmak için bu çeşit bir gücü tezahür ettirmiş olmalıdır. Hatta büyük bir yogi olan Ravana bile böyle büyük bir gücü yaratabilmiştir. Ama (bu kişiler) nasıl bir amaç için bu gücü kullandılar? Bu gücü, yıkım için kullandılar. Güç elde etmek için Kumbhaka ya da Dharana üzerine odaklanan insanlara dikkat edin. O halde, Kumbhaka ya da Dharana bize iyi ya da kötü amaçlar için kullanabileceğimiz nötr bir güç sağlar. Ruhsallık, birincil olarak güç değil, huzur için vardır. Huzur başlangıçtır ve huzur sondur. Dikkatimizin huzur ve uyumdan başka bir amaç yüzünden dağılmasına izin vermeyelim.

İkincil olarak, neyin iyi olduğunu nasıl bilebiliriz? Yaradılış ve yaradılışın gelişimi hakkında ne kadar bilgimiz var? Ekstra güç ya da beceri ile olan iyiye olan düşüncenin içinde hız ve aciliyet vardır. Bunun içinde ego vardır. Egoyu yok etmeden ve cehaletten çıkmadan, neyin iyi olduğunu ve bizim doğru olduğunu düşündüğümüz şekilde doğrunun başarılması gerektiğini düşündüğümüzde, biz herşeyi daha komplike hale getirmiyor muyuz? Bunu başarmak için, huzur için çaba göstermeden, güce sahip olmayı denemiyor muyuz? Dikkatimiz dağılıyor. Bu, Kumbhaka veya Dharana adı verilen çabayı içerir. Çaba, huzur değildir. Aslında, çaba huzurun tam zıttıdır. Huzur ruhsaldır. O halde, çaba nedir? Bu (çaba), ruhsallığa karşıtı değil midir?

Tüm amacımız, niyetimiz ve Sadhana'mız huzur için olmalıdır, bu süreç içerisinde eğer tanrı tarafından bir güç ile kutsanırsak, bu durumda bu o'nun lütfudur! Bu durumda bu onun yaptığı bir şeydir, bizim değil.

Bu noktada çok basit bir hikaye anlatılabilir. Tanrı bir kişiye rüyasında görünür ve ona "Sevgili arkadaşım, dünyanın daha iyi bir yer olmasında sana yardımcı olmak istiyorum. Sana öyle bir güç vermek istiyorum ki, sen bir kişiye dokunduğunda o kişi zengin olsun ve bir başka hasta biri sağlığına kavuşsun ve bir diğer aptalı bilge hale gelsir." der. Bu kişi şöyle yanıt verir "Hayır Tanrım, lütfen bana bu gücü verme. lütfen bu gücü bir başkasına ver." Tanrı bu kişiye rica ederek; "Gördün mü, en doğru kişiyi buldum ve seni bu iş için seçmemin belli nedenleri var" der. Bu kişi yalvarmaya devam eder ve "Lütfen bana bu gücü verme, çünkü bu beni huzur için yaptığım Sadhana'mdan uzaklaştırabilir" der. Tanrı bu sefer tartışarak, "Eğer benimle uzalaşmazsan, dünyaya yardım edemem, çünkü kendime ait bir bedenim yok ve sen en doğru insansın" diyerek şöyle devam eder "Bana rıza göstermeyerek, düyaya yardım etme isteğimin önüme çıkıyorsun. Bunu yapabilir misin?" Böylece Tanrı bu kişiyi zor bir durum içine sokar. Bu kişi bir süre düşünür ve sonra cevap verir; "Oh Tanrım, peki isteğini tek bir şartla yapacağım. Dünyaya yardım etmenin önünde bir engel olmak istemiyorum. ama lütfen bunu öyle yap ki, dokunduğumda değil, gölgem düştüğünde fakir zengin olsun, aptal bilge olsun ve hasta sağlıklı olsun ve bu kişiler de, ben de bunu bilmeyelim. Böylece, egoist bir hale gelmeyeceğim ve huzur için olan hedefim de bozulmamış olacak."

Huzura olan hedef olmadan sadece güce sahip olmayı denememiz, yoldan uzaklaşmamızla ve egoist bir hale gelmemizle ilgili tehlikeler içerir. Güç arayışı içinde olmak, bu madde dünyasında bir sonuca ulaşmak demektir. Güce olan odağın, para kazanma ya da politik güç için çabalama gibi dünyevi diğer bir faaliyetten farkı nedir? Eğer paranın biriktirilmesi** kötüyse, o halde Kumbhaka güçlerini elde etmek de aynı oranda kötü ve dünyevidir.

Kumbhaka güç amacı için faydalı bir pranayama uygulaması olabilir ama ruhsal yol içinde, güce değil, huzura ihtiyacımız vardır. Bu nedenle, gücü değil, huzuru arayalım. Güç, tuzağa düşürücü bir şeydir, özellikle de eğer tanrı'nın yarattığı dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için güce sahip olmak istiyorsak ve böylece Tanrı'nın yaradılışını düzeltmek istiyorsak!

Sevgiler,

N.V.Raghuram

*) Shastryji sVYASA'da bulunan ve bu merkezin kuruluşunda çokca emeği geçmiş yogi'lerden biridir.

**) Burada tasarruftan değil, paranın aşırı olarak biriktirilmesi, yani istifçilikten (Yama ilkelerinden biri olan Aparigraha) bahsedilmektedir.

Not: Bu newsletter'ların orjinal ingilizceleri için http://nvraghuram.vyasa.org sitesine giderek, mail adresinizi bırakabilirsiniz.

geri

   
GÜNLÜK PROGRAM
  • PROGRAM AKIŞI
  • ÜCRETLER
  • İNDİRİMLER
YOGA EĞİTMENLİĞİ
  • GENEL BİLGİLER
  • PROGRAM İÇERİĞİ
  • SIK SORULAN SORULAR
YOGA TERAPİ
  • GENEL BİLGİLER
  • HANGİ HASTALIKLAR
YOGA TATİLİ
  • GENEL BİLGİLER
    GİDERKEN ALINMASI GEREKENLER
MASAJ TERAPİLERİ
  • GENEL BİLGİLER
    ÜCRETLER
DÜKKAN
  • ÜRÜN KATALOGLARI
    FİYAT BİLGİLERİ
İLETİŞİM
 

Yoga Bharati San Francisco - Yoga Bharati Los Angeles - Yoga Bharati San Diego - Yoga Bharati Detroit -

Yoga Bharati Seattle - Yoga Bharati Atlanta - Yoga Bharati Calgary/Kanada

Vivekananda Yoga Üniversitesi Bangalore/Hindistan
 

 

İstanbul Yoga Merkezi

Caddebostan Mah. Bağdat Caddesi Kantarcı Rıza Sokak Köseoğlu Apartmanı No: 5 D: 3 Erenköy / İstanbul
Tel: 216. 368 8482 - 532. 357 3858

Copyright 2010

Logo tasarım: Rek ajans (T: 212. 325 37 02)