ANA SAYFA GÜNLÜK PROGRAM YOGA EĞİTMENLİĞİ YOGA TERAPİ YAYINEVİ YOGA TATİLLERİ DÜKKAN  İLETİŞİM

Prana Kavramı

N.V. Raghuram

 

Daha önce de söylediğim gibi, prana kavramı orjinal olarakkadim metinlerimizde verilmiştir, ki bu gerçekten yoğun bir anlama sahiptir. Gelin birlikte rişilerin (görenlerin) bu oknu hakkında ne söylediklerini görelim.
Taittariya Upanishad'da rişi'ler der ki:
tasmadva etasmaat anna rasamayaat, anyontara aatma pranamayah, te naisha purnah.
Prana'nın biçimindeki benlik, bundan (besin ya da biyolojik) benlikten daha derin ya da süptil ya da daha temeldir. Bu, besin bedenden (fiziki beden) çok daha tamdır. Taittariya Upanişad'ın yorumlarını yapan Adi Şankaraçarya tarafından şu şekilde açıklanmıştır; Prana ile dolmuş biyolojik beden, biyolojik beden ile aynı şekle sahiptir. Süptil beden kaba olana göre daha fazla tamdır.
Ayrıca, Upanişad "Pranam deva anu prananti, manushyah pashavascaye" demekte. Bu şu demektir: ateş vb güçler (devah) faaliyetleri için prana'ya ihtiyaç duyarlar. Bu, içimizdeki çeşitli tiplerdeki güçlerin de prana temelli faaliyet gösterdiklerine işaret eder. Ermiş biyolojik bedenin süptil seviyede pranik beden ile desteklendiğini söylediğinde, biyolojik bedenin ve biyolojik faktörlerin belli bir faaliyet için ne kadar enerji harcayacaklarına tek başlarına karar veremeyeceklerini kast etmektedir. Eğer prana bu enerjiden daha fazla çekerse, daha fazla harcanır ve az çekerse daha az harcanır. O halde, diğer enerjilerin performansı pranaya bağlıdır. Bu nedenle, prana esastır. Bu, aynı işi çıkaran iki kişi arasında birinin diğerine göre nasıl daha fazla enerji harcadığını gösteren diğer örneklerde de gödüğümüzdür.
Ama bu prana zihinsel bedene (Manomaya Koşa) bağlıdır. Bu da bir sonraki gözlemdir. Upanişad ermişi tarafından yapılan bu ifade ile bunu naısl ilişkilendirebiliriz? Öncelikle gelin zihinsel bedeni anlamaya çalışalım. Zihinsel bedenimiz akıl ya da akılsal kişilikten yükselen, algılanan düşünce ya da algılanamayan bir fikir olabilen bir şeyi arzular. Prana'nın biyolojik bedene göre çok daha fazla özgürlüğü vardır, ya da biyolojik bedende gördüğümüz özgürlük Pranik bedendenin varlığına bağlıdır. Aklın prana üzerinde gücü ya da otoritesi vardır, bu nedenle akıl bedendeki prana yoluyla hareket eder. Elimi oynatmayı arzuladığımda, aklımın pranayı etkilemesine izin veririm, böylece prana ilgili enerjiyi harekete geçirir ve el hareket eder. Biz tüm bunların olduğunu görmeyiz çünkü düşünce ve hareket arasında öyle keskin bir hız vardır ki, aradaki boşluğu algılamayız.
Prana, biyofiziksel bedenden daha süptildir, ve bu prana daha yumuşak, daha nazik ve daha süptil hale geldiğinde, bu akıl olur. Bu prana yaşamın sebebidir. Bu prana yaşamdır. pranohi yasmat bhutanaam aayuh jeevanam, yaavat asmin shareere praano vassati taavat aayuh. Bu bedende prana olduğu sürece, yaşam vardır. Fiziksel bedeni gevşeterek, ya da beden seviyesinde tatmin duygusu deneyimlendiğinde, kişi pranik seviyeyi fark eder. Biyofiziksel beden seviyesinde yaptığımız tüm bu uygulamalar özünde biyofiziksel beden seviyesinden ayrımamızı kolaylaştırır. Bir kez kendimizi ayırıp şuursuz seviyeye gittiğimizde, bunun adı uykudur. Ama eğer biz şuurumuzu korursak ve tamamen biyofiziksel seviyede tatmin hissedersek, pranik seviyeye geçtik demektir ki bu, devam eden minimum seviyedeki nazik faaliyeti biliştir. Prana'nın kendisi algılanamaz ama etkisi terleme, nabız ya da başka bir hisle algılanabilir.
Şimdi, Prasna Upanişad'dan başka fikirler de alalım.
Praşna Upanişad'da tekerlek parmaklarının tekerleği tutarak tekerleğin tüm yükünü alması ve sabit dingile iletmesi gibi, prana da evrendeki herşeyin sabitlendiği bir şeydir. Ateş gibi yanan, güneş gibi parlayan, bulut gibi yağan, rüzgar, dünya ve ay pranadır. Prana'nın hem şekli vardır hem yoktur! Gölgenin aklın faaliyetleri ile nesneye dönüşerek doğması gibi, Prana da Atma olarak bilinen Ben'den doğmuştur ve beş fonksiyonu vardır:

Prana cakshusrotra mukha nasikabhyam Aditya= güneş
Gözler, kulaklar, burun ve yüz
Apana paayupasthe pruthivyam= dünya
Cinsel organlar ve anal yol
Vyana naadenaam vaayuh= hava
Sinir Sistemi
Udana urdhvam udaanat tejas= ışık
Yukarı faaliyet
Samaana swayam pratishte madhye Akaashah= boşluk
Bedenin orta bölümünde

Bunun da ötesinde, prana ile udana, jeevatma (bireysel ruh)'la birlikte sankalpa loka'ya (irade-planına) gittiği tarif edilir. Tüm bu süptil elementler ve bunların süptil yönleri, görülebilenler ve duyulabilenler vs, akıl ve düşünceler, ego ve egonun nesneleri, kısaca herşey, kuşların yuvalarında uyuması gibi uyku durumunda durur.
Bu, yenidendoğuş noktasından bakıldığında ilginç bir ifadedir! Hafızamız sadece bu bedene ait olmayan bir şeydir. Beden her an değişime uğrar. Bu nedenle beden aynı zamanda bu an demektir, çünkü bu beden sürekli olarak değişime uğrar. Hafıza bu nedenle bizim geçmişimize ve geleceğimize aittir. Bu önemlidir, çünkü hafıza bizi geçmiş ve geleceğe bağlar. Hafızamız bizi geleceğe taşıyan şeydir. Diğer bir deyişle, hafıza bedeni aşar ve içimizdeki derin süptil katmanlardaki izlenimleri taşıyarak bu süptil seviyeden istendiği an bunları açığa çıkarır. Yukarıdaki sutra bize bu hafızanın Udana ile birlikte izlenimleri Sankalpa Loka olarak bilinen diğer dünyaya taşıyarak bedenin ötesine gidebildiğini söyler. Bu beden ruhumuz ya da özbenimiz tarafından terk edildiğinde, bu Sankalpa arzuları da ruhu takip ederler ama artık faaliyetler biçiminde tezahür ettireceği beden adı verilen bir aracı yoktur. Bu, bizim doğumdan itibaren sahip olduğumuz bizi bağlayan zincirlerdir. Derinlemesine köklenmiş Sankalpa arzularını yerine getirmek için, bir çok faaliyette bulunuruz ki bunlar da yeni arzulara yol açarlar. Böylelikle bizi bağlayan zincir devam eder.
Sizlerl e paylaşmak istediğim esprili bir anekdot var. Hükümet işimde yeni olduğum dönemde, henüz deneme dönemindeydim. Çok gençtim ve mühendislerin şefi olmak isteyen süper bir mühendis patronum vardı. Arzusu o kadar güçlüydü ki, herhangi bir tapınağa denk geldiğinde, mutlaka içeri girer ve tanrıya kendisini şef yapması için dua ederdi. Herhangi bri sadhu gördüğünde, onunla gider oturur ve şef olup olamayacağını sorardır. Ofiste gerçekten de şaka konusu haline gelmişti. Bir gün ofise biraz geç geldim ve asansöre bindiğimde bu kişi de asansöre bindi. Onu günaydın diyerek selamladım ve asansör binanın beşinci katına tırmanmaya başladı. Asansörde yalnız ikimiz vardık ve kapı da kapalıydı. Bir anda bu kişi şaşkın bakışlarımın altında, ayaklarıma kapandı ve dedi ki "Raghuram, şef olmak istiyorum, beni kutsa." Şoka girmiş olan ben ise, "Efendim müsade verin bana." Dedim. "Siz benim üstümsünüz, ben sizin için ne yapabilirim?" Bana şöyle dedi, "insanların senin meditasyon yaptığını söylediklerini duydum. Belki beni kutsayacak güçlerin vardır!" "Aman tanrım, bizi böyle görürlerse insanlar ne düşünecekler" dedim, o da bana "bu nedenle asansörü tutuyorum, kimse bizi görmeyecek." Dedi. Asansör beşinci katta durduğunda ve dışarı çıktığımızda, patronum hemen diğerlerinin önünde bana "Raghuram, neden geç kaldın" diye sormaya başladı. Çok şaşırmıştım! Bu, ne kadar şef olmak isteğine yakalandığını göstermek içindi.
Bir çok olaydan sonra, günlerden bir gün bu kişi sarılık oldu ve derin bir komaya girdi. Bir hastanede yatıyordu ve arkadaşları olarak bizler bir çok makineye bağlı olduğu halde koma halindeki bedenine bakıyorduk. Doktorlar bile ümidi kesmişti ve sonun huzur içinde gelmesini bekliyorlardı. Dokuz gün sonra, bir akşam şuurunun bir kısmını geri kazandı. Ölmeden önce bir yaşam pırıltısı yükseldi! Ben yanındaydım ve onun elini tuttum ve olumlu bir his verme sürecinde kulaklarına yüksek bir sesle şöyle söyledim: "efendim, endişelenmeyin, yakında iyileşeceksiniz ve daha iyi olduğunuzda, eve gideceğiz." Bunu duymuşçasına, feri gitmiş gözlerini açtı ve kısık bir sesle dedi ki "Raghuram, beni kurtar, çünkü şef olmak istiyorum!" Bu düşüncenin şuuraltında bu kadar derin seviyelere inmiş olması ve biraz şuurunu geri kazanınca hemen yüzeye çıkması beni çok şaşırttı. Şuur bedene aittir ve şuur altı Udana olarak adlandırılan prana'nın bölümüne aittir, eminim ki bu arzu bu kişiyle birlikte yaşamlar boyu kesinlikle gidecektir ve çabalama devam edecektir!
Bir kişi uzuvlarından birini kaybettiğinde, uzuva ait hafıza günler boyu kolay kolay geçmemekte ve kişi sanki bu uzvunda acı ya da kaşıntı varmış gibi hissetmektedir. Ayrıca, sanki bu uzvu kişinin kullanıyormuş gibi hissetmekte olduğu gözlemlenmiştir. Kaybedilmiş bir uzva bu olabiliyorsa, metinler kişi bedenini de kaybettiğinde, ruh anlamında kişinin çevrede kalarak kendini ifade etmeye çalıştığı ama malesef ifadelerini tezahür ettirebileceği bir bedeninin olmadığını söyler. Bu nedenle Hindu kültüründe, yakınlarlar, buradan ayrılmış ruhlara yemek sunma vb törenler düzenlerler. Bu, 12 gün boyunca bedenle olan bağ zayıflayarak yok olana dek devam eder ve sonunda ruh bu çevreden ayrılır. Yemek ve diğer sunuşlar ruha ulaşmazlar ama Hindu düşüncesine göre ailenin hala ona bakması kesinlikle kişiye, ruha ulaşacaktır. O halde, sunuşun adanma ve duygusal his ile verilmesi beklenmektedir. Malesef günümüzde prosedürler ritüel haline gelmektedir ve duygusal his kaybolmaktadır.
Bizler bu kişilerin derinlerde kök salmış dilek ve arzularını, öfke ve düşmanlıklarını, vs aklın süptil ve şuursuz katmanlarında nasıl depoladıklarını ve tüm bunların sadece bedeni terk etmeyle temizlenemyeceğini görebiliriz. Ruhsal olarak gelişmiş olan insanların bu tip kendilerini bağlayan zincirleri yoktur, bu yüzden onlar özgürdür ve ruhları özgürleşmiştir.
Bu nedenle, ruhsal metinler arzularımızın bizi bağlayan zincirler olduğunu bu nedenle iyi ya da kötü arzulara sahip olmamamız gerektiğini söylerler. Bizler bu şekilde Udana'dan özgürleşebiliriz.
Sevgiler,

N.V.Raghuram

Not: Bu newsletter'ların orjinal ingilizceleri için http://nvraghuram.vyasa.org sitesine giderek, mail adresinizi bırakabilirsiniz.

geri

   
GÜNLÜK PROGRAM
  • PROGRAM AKIŞI
  • ÜCRETLER
  • İNDİRİMLER
YOGA EĞİTMENLİĞİ
  • GENEL BİLGİLER
  • PROGRAM İÇERİĞİ
  • SIK SORULAN SORULAR
YOGA TERAPİ
  • GENEL BİLGİLER
  • HANGİ HASTALIKLAR
YOGA TATİLİ
  • GENEL BİLGİLER
    GİDERKEN ALINMASI GEREKENLER
MASAJ TERAPİLERİ
  • GENEL BİLGİLER
    ÜCRETLER
DÜKKAN
  • ÜRÜN KATALOGLARI
    FİYAT BİLGİLERİ
İLETİŞİM
 

Yoga Bharati San Francisco - Yoga Bharati Los Angeles - Yoga Bharati San Diego - Yoga Bharati Detroit -

Yoga Bharati Seattle - Yoga Bharati Atlanta - Yoga Bharati Calgary/Kanada

Vivekananda Yoga Üniversitesi Bangalore/Hindistan
 

 

İstanbul Yoga Merkezi

Caddebostan Mah. Bağdat Caddesi Kantarcı Rıza Sokak Köseoğlu Apartmanı No: 5 D: 3 Erenköy / İstanbul
Tel: 216. 368 8482 - 532. 357 3858

Copyright 2010

Logo tasarım: Rek ajans (T: 212. 325 37 02)