|
Yoga, heryerde konuşulan dünyadaki en önemli konu
başlıklarından biridir. Aslında yoga, yıllar önce hintli astronot Rakesh
Sharma, Hindistan'ın o zamanki başbakanı Indira Gandhi ile mekikten yaptığı
konuşmada, uzay mekiğinde yoga yaptığını söylemesiyle gündeme gelmişti.
Dünyada şu an popüler olmasına rağmen, kadim metinlerden
görülebileceği gibi, Yoga Hindistan'ın -en azından burada yaşayan bazı
insanların- günlük hayatı içinde yüzyıllardır yer almaktadır. Defalarca,
referans tüm bu yıllar boyunca metinlerle gelmekte. Öyle görünüyor ki,
bizlerin yoga terimini tekrar tanımlamakta sorun yaşamamıza gerek yok, bunun
yerine yoga'yı bu metinlerin bahsettiği ermişler gibi, gerçek anlamda
anlamak gerekli. Eğer bir yoga'yı farklı bir şekilde tanımlamak zorunda
kalırsak, bu durumda bu kişilerin tanımlarındaki hatalı olanı ortaya koymalı
ve gelişim ve büyümemizde düeltilmiş tanımın bize nasıl yardımcı olacağını
ortaya koymalıyız.
Yoga'yı anlamak gereklidir çünkü bugün bir pazara
gittiğinizde (eskiden Aşram'larda öğretilirdi, ama günümüzde yoga'nın yoga
stüyoları içinde reklamının yapıldığını, bayiliklerinin verildiğini ve
pazarlandığı görülmektedir), yoga daı altında farklı şeylerin uygulandığını
görürüz. Ustalara göre patentlenmiş yoga isimleri vardır; bunlara bazen
ustaların isimleri verilir, bazen de kolayca akılda kalan isimler ve
pazarlanabilen isimler verilir. Ama biz buna yoga dediğimiz anda, bizim
kesin bir şeyi ifade etmemiz gerekir. Bu, kadim yoga ustalarına duyduğumuz
minimum saygı ve hakkaniyet duygusu olmalıdır.
Bu bağlamda, bizler bilgi için çeşitli metinlere
bakmalıyız. Bunların en eskileri Veda'ların bir parçası olan
Upanişad'lardır, ikincisi Ramayana ya da bunun bir parçası olmalıdır.
(orjinal Valmiki Ramayana bunun hakkında behsetmemiş olsa da) Yoga Vazişta
da en eski metinlerdendir, daha sonra Mahabharata ya da bunun bir parçası
olan Bhagavat Gita, daha bilimsel bir sunum olan ermiş Patanjali'nin Yoga
Sutra'ları ve en son olarak da Hatha Pradipika denilen yoga metinleridir. Bu
metinler hakkında size bir kaç tanımlama vermek istiyorum, çünkü tüm
tanımlamaları vermek kendi amacımız açısından mümkün değildir.
Gita'daki bu bilginin temellerini tanımlamada, Adi
Shankaracharya şöyle demiştir: Bu bilgi yaradılışın başlangıcında Rab Vişnu
tarafından verilmiştir. Hatha Pradiğika'daki Açarya (öğretmen), yoga'nın
yaradılış sırasında Şankara tarafından Parvati'ye verildiğini söyler. Bu
bilgiyi verenin ismi farklı olsa da ve mitolojik görünse de, not edilmeye
değer olan, bu bilginin çok kadim olduğu ve yaradılıştan beri varolduğu
gerçeğidir!
Sanskritçe'de her bir kelimenin, kelimenin türediği bir
kök harfi vardır. Buna göre, yoga için kök harf yuj'dur, bu da birleşme ya
da iki şeyin - jeev atma ve param atma'nın- bir araya gelmesidir.
Uygulamada, bu demektir ki, bizde bulunan beden-zihin-şuur bileşiğini
yaratabildiğimizde, kolaylıkla bizi çevreleyen evrenle de hiç bir
rahatsızlık duymadan huzur içinde birleşmemize yoga denir, burada jeevatma
bireydeki beden-akıl bileşiği, param atma da çevremizde tezahür etmiş olan
dünya görünümündeki tanrıdır.
Upanişad, yoga sthiraam indriya dharanaam'dır der;
duyuları (dışsal organlar ve içsel organlar) sabit tutma yoga'dır.
Yoga Vasişta, Vazişta ve Rama arasında geçen bir
diyalogdur, Vazişta diğerine yoga felsefesini anlatır ve böylece anlattığı
Vazişta'nın Yoga'sı olur. Doğal olarak, Vazişta tarafından verilmiş yoga
tarifi önemlidir. Burada yoga'nın aklı sakinleştirmede bir hile olduğu
söylenir. manh prashamanopaayah yoga iti abhidheeyate.
Bhagavat Gita bu bağlamda önemli bir metindir, çünkü her
bir bölüm sonunda biz bunu Upanişad bilgisinden, Brahma-Vidya-nihai
gerçeklik bilgisinden, yoga biliminden ve Krişna ve Arcuna arasındaki
görüşmeden vb. alınan bir metin olduğunu anlarız. Her bir bölüm bu nedenle
yoga olarak adlandırılır ve her bir bölüm yoga fikrini çok farklı şekillerde
sunar. Burada, yoga Samatvam yoga ucchate olarak yani dengelilik hali
olarak tanımlanır. Gita ayrıca, yoga durumunu samaadhu acala buddhih tatha
yogam avapsyasi olarak tanımlar - akıl sakinlik durumunda tutulduğunda, yoga
durumuna ulaştı demektir. Yogik akıl rüzgardan korunmuş alev gibidir,
yatha deepo nivatastho..yogino yata chittasya..
Tüm kadim bilgelikteki fikirleri,yoga metni olan yoga
sutraları içinde
Ermiş Patanjali, yoga'nın kısa bir tanımını yazmaktadır.
Patanjali, 2. sutrasında yoga, aklın rahatsızlıklarını durdurmaktır
demiştir, yogah chitta vrutti nirodhah. Ve bir sonraki sutra'sında
aklını kontrol eden bir kişi, benlik durumunda kendini bulan kişidir
tanımını vermektedir, tathaa drastuh swarupe avasthanam, çünkü
rahatsızlıklar bizi -kendimiz olmayan herşeyle özdeşleştirir, vritti
saarupyam itaratrah.
Tüm bu tanımlardan görünen o ki, Vedalar ve Upanişadların
zamanından Patanjali'nin zamanına kadarki yoga düşüncesinde tutarlılık
vardır ve buna sanskritçede ekavakyata denir. Yoga aklın huzurunun,
sessizliğin ve her tür durumda uyumun başarılmasının ve bu hal durumunun
metolodojisidir.
Bu bize örneğin neden aklı sakinleştirmeliyim; bunun bana
getirisi nedir; neden duruş çalışmalıyım; nefesi değiştirmek yoga'dır, o
halde beden ya da nefesin akılla ne alakası var gibi bir çok sorunun ortaya
çıkmasına sebep olur.
Tüm bu sorulara ileriki dönemlerde değineceğiz.
Sevgiler,
N.V.Raghuram
geri
|