Yoga Merkezi

www.yogamerkezi.com

 

Ana Sayfa

BLOG

Tarihçe

Felsefe

Gurular

Yoga Diyeti

 

Yoga Okulları

 Raja Yoga

   Yama

   Niyama

   Asana

   Pranayama

   Pratyahara

   Dharana

   Dhyana

   Samadhi

Özel Okullar

   Çocuk Yogası

   İleri Yaş yogası

Sri NV Raghuram

Ücretsiz Kitaplar

Yoga Linkleri

Yoga Merkezleri yoga eğitmenleri 

Kaynakça

Ben Kimim?

 

Kuruluş Tarihi

24 Ocak 2001

©Copyright 2001

Yoga Nedir?

N.V. Raghuram

 

6 Ocak 2005

Beckam gibi eğil, PancapiMC, Bollywood Hayalleri, Aşk ve gurur, Şamalyan Gecesi, hint kınaları, hint restorantları, Baharatçılar. Güney asya etkisi tüm dünyaya yayılmaktadır ve bunların öncüsü olan ve en hızlı yayılan trend de, Yoga’dan; Hindistan’daki en eski metinlerden ve uygulamalardan gelmektedir. Smt Nischala Joy Devi isimli saygıdeğer bir gurunun da dediği gibi, “sadece ABD’de, yaklaşık 20 milyon kişi yoga uygulaması yapmaktadır” ve daha sonra da kendini düzelterek eklemektedir “ya da en azından bir biçimini yapmaktadır”

Yoga dergileri, yoga çantaları/matları, yoga kıyafetleri, yoga stüdyolar, yoga gereçleri ve yoga diyetlerinin gelişiyle ile de tüm dünya yogayı ve faydalarını kucaklar görünmektedir. Ancak malesef, bu hızlı yükselen “trend”in içinde, yoganın gerçek anlamı ve faydaları, çoğu zaman gözden kaçırılmış ve uygulamanın amacı da sıklıkla, “yoga bedenine” sahip olmak için uygulanan fiziksel bir egzersizin yüzelysel bir biçimine indirgenmiştir. 

Bir çokları “yoga nadir” sorusunu sormaya vakit ayırmamaktadır. Bu sorunun derinine inersek, doğal olarak yoganın, modern toplumca tanımlanan değil, eski yoga metinlerindeki tanımına bakarız.  

Yoga ile ilgili yazılı ilk tanımlamalar, hinduizm’in Veda2lar ve Upanişadlar olarak bilinen kadim metinlerinde yer almaktadır.

 “Tam Yogam iti manyante stiram indriya dharanam”
Tüm duyuları kontrol etmek ve buna aklı sabitlemeyi eklemek yoga olarak bilinir.

Yoga felsefesi ile ilgili başka bir kadim metin olan Yoga Vazişta, Bilge Vazişta tarafından Rama’ya verilmiştir. 

 “Manah prasamano payah yogah”
aklı sakinleştirmenin tekniği yogadır.

Ve daha sonra, yogayı derlemiş olan ve kendi tezini yazan bilge Patanjali, tekrar yogayı tanımlamaktadır.

 “Yogah chitta vrutti nirodah”
Yoga, akıldaki huzursuzluğu temizlemek yoga’dır.

Benzer şekilde, yoganın tanımı bir çok başka eski hint metninde de bulunabilir. Bu metinlerin hiç birinde de, yoga’nın fiziksel duruş seti olduğunu söyleyen bir cümleye rastlamayız. Böylece, biz de hiç şüphesiz, anlamaya başlarız ki yoga’da, bedeni bazı garip akrobatik pozisyonlara sokma ya da bir fiziksel başarı kazanmanın ötesinde bir şeyler vardır.

Bangalore’da yoga alanında, araştırma ve terapötik çalışmalar konulu bir seminer verirken, dinleyicilerden bir bey ayağa kalkıp bana şunu sordu; “ben her gün bir saat boyunca şirşasana (baş duruşu) yapıyorum, bu sizce uygun mu?”

Bir an için cevabı zihnimde tarttım. Bu kişiye bir saat baş duruşu yapmanın yoga olmadığını nasıl söylerdim? Bu duruş, yogadaki bir çok duruştan biri olabilirdi ama yoga’nın çok daha derin bir anlamı ve felsefesi vardı. Herşey bir yana, bu kişi Şirşasana yapıyor ve yoga ile ilgileniyordu ve ben onun nasıl cesaretini kırardım… Bu sorularla dolu olarak bana, “bence uygun mu” diye sordu. Düşündüm ki, eğer uygun olsaydı, o halde neden Tanrı beni başım aşağıda ayaklarım yukarıda yaratmadı ve bana şunu demedi “sevgili arkadaşım, seni başın yukarıda ve ayakların aşağıda olarak yanlış yarattım. Lütfen beni düzelt!” Bu nedenle, şöyle cevap verdim: “yoga aklın sakinliği demektir.” Ve sonra da neşeyle devam ettim; “evet, baş duruşunu bir saat boyunca her gün yapmaya devam et ve sen baş duruşunu yaparken, en azından evdek idiğer kişiler huzuru yakalayacaktır…. Ayrıca, kafa başka herhangi bir amaca hizmetetmiyorsa, en azından bedenin ağırlığını bir saat boyunca taşımalı; bu iyi bir şey!!!”

Ancak Bhagavat gita’da Krişna yoga’ya daha yüksek bir boyut ve daha derin vir nosyon verdiğinde görüyoruz ki, yoga bir saat fiziksel duruş yapmaktan daha ötedir. Krişna Arcuna’ya şöyle der: “Yogasthah kuru karmaani,”, bu her fiili yoga halindeyken yap demektir. Bu yoga’nın bir ileri tanımıdır, dışsal olarak bir şey yapmak olarak değil, içsel olarak bir şey yapmamızdır. Asana’ları (duruşları), pranayama (nefes çalışmaları) ya da kriya’lar (temizleme teknikleri) yapmak bile bizim için dışsaldır, amaKrişna bu dışsallıklara değinmemiştir; bir varolma halinden bahsetmektedir. Biz bu kadar yaptığımız işe odaklı olursak, uygulamayı içselleştirmekte başarısız oluruz ve o zaman da amacı ve yoga fikrini kaçırırız. Kişi bedeni bükmede bir usta olabilir ya da mikropları öldürmeme noktasına kadar gelmiş en uç noktada bir “zarar-vermeyen” kişi olabilir, ama eğer içsel varlığı huzur, sessizlik ve uyum haline dönüşmemişse, o zaman bu kişi yoganın amacını kaçırmış demektir. Bu bizi yoga’yı daha üst boyutta anlamaya götürür ki, bunu daha sonraki makalelerimizde yapacağız.

 *************************
Gelin hep beraber, Güney Asya’yı ve çevre ülkeleri tatil döneminde vuran büyük doğal felakette varlıklarını, sevdiklerini ve hatta kendi yaşamlarını kaybedenler bir dakikamızı sessizlik ve dua için ayıralım. Hepsini, dualarımızda ve kalplerimizde tutalım.

 *************************
Sevgiler,

Raghuram                                                                          

geri