|
Ne Yaptığınıza Karsı Nasıl Yaptığınız
Bu yönden baktığınızda yoga bazı bedensel duruşlar yapmak değildir. Birçok
şekillerde kıvrılabilen eğilebilen güzel vücutlu insanlar gördüm ama kendi
davranışlarını eğip bükemiyorlardı
Sonsuza dek nefeslerini tutabilirlerdi ama açgözlülüklerini kibirlerini vs.
çok çok az.
Simdi yoga nedir ve ne değildir? Yoga gibi görünen bir şey aslında yoga
olmayabilir.Karşı karşıya geldiğimiz, doğru davranışlar içinde bulunamayan
bir çok yoga öğretmeni var. Çok güzel eğilip bükülüyorlar fakat doğru
duyularda yogiler değiller çünkü davranışları doğru yolda değil. Yani karma
yoga bizim dışarılarda yaptığımız işler değil. Aslında işin arkasında olan
bizim davranışlarımız. Sizi aklın sakinliğine götüren davranış doğru bir
davranıştır. Zihnimize acı getiren bir davranış yogik bir davranış değildir.
Sadece dünyevi bir davranıştır. Bizim Prashanti'de çok güzel bir asramimiz
var. İnsanlar orda güzel aktiviteler yaparlar. Ama bazen yanlış davranışlar
sergileyen insanlar görebilirsiniz. Bu her yerde olabilir ve olmakta. Eğer
bir insan ona gerçekten yardım edebilecek bir şeyin kapısına kadar gelmişse
ve ondan yararlanamıyorsa bu yemek dolu kaşığı ağzına kadar götürüp burnuna
sokmaya benzer. Acı çekersin. Buna sebep olan yaptığın iş değil sen ve senin
davranışlarındır. Eğer doğru tutum alırsanız , yaptığınız iş sizi aklın
huzuruna götürebilir. Ama doğru tutum yoksa ortada iş size bir baskı gibi
gelir. Gelin size farklı tutumlar elde etmek için bazı ipuçları vereyim. Bir
kere derinlere giderseniz karma yogayı anlamak için yüzlerce şey bulursunuz
, ama zaman kısa olduğundan belki birkaç şeyi tartışabiliriz.
Eğer aktiviteyi göz önüne alırsanız, ilk adımda bazı aktiviteler diğerlerine
zarar verebilir veya rahatsız edebilir. Sonra o insanlar intikam için beni
rahatsız edebilirler. Ben birini incitirsem , o insan da beni incitir. Ben
birine yalan söyler, yanlış yollara yönlendirirsem ,o da bana aynısını
yapar.Böylece ben acı çekerim. Ve derim ki "Bak ben acı çekiyorum!" Sonra
biri bana sorar: "Neden acı çekiyorsun?" "Ben birine zarar verdim o da beni
rahatsız ediyor" Buna çözüm olacak basit bir yol 'Başkalarına kötülük
yapmayın' Eğer siz kötülük yapmazsanız onlar da sizi rahatsız etmez. Bu
ayrıca spirituel bilgi de gerektirmez. Çok basit ve ahlaki bir bilgi. Çok
basit bir dille şöyle denir "Başkalarına iyi olun kötü değil , doğru olun
yanlış olmayın , yardım edin incitmeyin." Bu bir öğrenim gerektirmez. Fakat
burada anlamamız gereken ince bir nokta var. İncitmemeliyiz , ama sadece
karşımızdaki için değil. Sizin yaptığınız size geri dönecektir.Bu psikolojik
kanunlardan biridir. Psikolojik kanunlar der ki etki-tepki, sebep-sonuç ,
eşit-karşıt. Sebep ve sonuç akraba gibi bağlıdır. Küçük bir örnekle eğer
kötü bir şey yersem , midem rahatsız olur. Bu çok basit bir psikolojik
kanundur. Basit bir şekilde anladığımız bu kanun bize yaptıklarımızın sebep
ve sonuç ilişkisi olduğunu söyler.Bunun adi ADHI-BHUTA'dir.
Ektiğini Biçersin
Yaptığım her şeyin yararlarını , sonuçlarını alırım. Kötü bir şey yaparsam
kötü bir sonuçla karsılaşırım . Eğer sekizinci kattan atlarsam , ya ölürüm
ya da bir yerimi kırarım. Tanrı niye bana nazik davranmadı diyemem ,
Karmamın kötü olduğunu söyleyemem. Kimseyi suçlayamazsınız. Yanlış yaptınız
yanlış sonuçlar aldınız. Bu bir fizik kanunudur. Sebep ve sonuç birbiriyle
ilişkilidir.
Mantık olarak bu tamam. Ektiğini biçersin. Bu Karma Yoga' daki çok basit
şeylerden biridir. Kimseye kötü bir şey yapma. Hatta düşünme bile. Bu bir
sekme etkisi yaratabilir. İyi şeyler yapmaya çalış. Ama bundan sonra diğer
soru gelir "Her zaman iyi şeyler yapmaya çalışıyorum ama sonuçlar kötü
oluyor" Bu ihtiyatsızca araba kullanan birine benzer, ya da yanlış yolda
giden bir adamın kaza yapmasına. Yanlış yaptı ve sonuçlarını aldı. Yani
basit olarak yanlış yolda araba kullanma. İhtiyatsız araba kullanma sonunda
kaza yapmazsın. Ama ben doğru yolda kullanıyorum , ve ihtiyatsız da
kullanmıyorum karşıdan gelen adam bana çarpıyor.O yanlış ve incindi ama ben
niye acı çekmeliyim?Ben ne yanlış yaptım? Bu ne demek oluyor? İyi oldum ama
kötü sonuç aldım. Bu bizim karsılaştığımız bir durum. Acı çeken iyi bir
insansa hep su soruyu sorar, "Neden iyi olmama karşın açı çekiyorum?"
Simdi bu görüşü göz önüne alalım. Kaza bir fizik kanunudur. Bunun bir fizik
kanunu olduğunu söylediğimiz anda ; sebebi ve sonucu olur. Sen fiziksel
olarak incindin, yani basitçe bir sebep sonuç ilişkisi var. Fizik
kanunlarına bağlı olarak iki boyut olabilir. Birincisi fiziksel olarak iki
araba çarpışır ve ben yaralanırım. Bu sizin doğru veya yanlış yönde
olduğunuzu düşünmez. Fiziksel olarak iki araba çarpışmış ve kaza olmuştur.
İkinci boyut ince bir noktadır.Her şeyi doğru yaptıysam neden ben acı
çekmeliyim? Bu şans olarak adlandırılabilir ki bunda sizin doğru veya
yanlışlığınızın hiç bir payı yoktur. Bu sadece talihtir. Ama bu açıklama
bizim iç gözlemimize yardım edemez ve olan her şeyin bir şans eseri olması
bizim bu konularda hiçbir özgürlüğümüzün olmaması anlamına gelir. Bu konuya
farklı bir bakış açısı daha vardır. Bu bir fizik kanunu olduğuna göre bunun
içinde bir sebep sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Yani bundan daha önce
yaptığınız bir şeyin sonuçlarını şimdi alıyorsunuz diyebiliriz! Sebep ve
sonuç yakın zaman içinde meydana gelebilir. Ama çoğu zaman uzun bir farkla
meydana gelebilir , ya da sebep ve sonuç birbirinden çok uzak olabilir. O
kadar uzak olabilir ki algılarınız ona yetişemeyebilir.
Hafızamız ve algılamamızın kesin limitleri ve sınırları vardır. Genelde otuz
kırk yıl önce neler yaptığımızı bilmeyiz. Nitekim , dört yaşındaki
fotoğraflarımıza baktığımızda kendimizi tanımayız. Şaşırırsınız "Bu ben
miyim?" diye. Yani hafızamız o kadar ilerilere gidemez. Hafızamızın o kadar
ilerilere gidememesi yer alan olayların varolmaması anlamına gelmez. Sebep
ve sonuç hafızanızın da ötesinde olabilir ,ama ilişkilidir. Eğer bir mango
tohumu ekerseniz, meyve almanız on iki yıl kadar sürer. Ektiğiniz tohumun
muhteşem lezzetli bir mango olacağını düşünebilirsiniz. Ama meyve almadan
farkı anlayamazsınız. On iki yıl sonra ağaç meyve verir ve inanılmaz berbat
bir tat ortaya çıkar. Sonra söylenmeye başlarsınız "Ben muhteşem bir mango
tohumu ektim ama çok kötü bir meyve aldım" diye. Bu nasıl olabilir? Ne
ektiyseniz onun meyvesini aldınız. Bu kanun ihlal edilemez. Sizin hafızanız
onu hatırlamaya yeterli değil diye sebep orada yok olamaz.Bu bir fizik
kanunudur ve ne istisnası ne de itirazı olabilir.
Afrika' da duyduğum bir kabile var. Bazı yerel genetik durumlardan dolayı bu
kabile insanları altı aydan öncesini hatırlayamıyor. Sadece altı ay içinde
olmuş olayları akıllarında tutabiliyorlar , ve bunun öncesinde ne olduğuna
dair hiç bir fikirleri yok. Seks ve çocuk yapmaya gelince de dokuz aylık bir
period olduğundan çocuğun Tanrı 'dan geldiğini seksinde hayatin başka bir
parçası oluğunu düşünüyorlar. Bu sebep sonuç ilişkisinin olmadığını
göstermiyor sadece bu ilişkinin hafızanın öncesinde yer aldığını gösteriyor.
Hint felsefesine göre sarf ettiğiniz eforların sonucunu sadece bu yasamda
değil bundan sonra da alabilirsiniz. Tohumları simdi ekiyorsunuz ama
meyveleri sonradan biçiyorsunuz. Bu sonra bu hayatta da olabilir belki bir
dahakinde de. İşte bu karma diye adlandırılır. Yani Karma deyince başka biri
sorumlu olamaz sorumlu olan sizsinizdir. Sonra öğrenci bu hipotezin
yararları nelerdir diye sorar. Bu bilgiden nasıl faydalanabiliriz? Bu
bilginin sonucunda anlayacağımız , kötü bir şey olduğunda başka birini
suçlamayın.Biliriz ki bize meyve veren kendi yaptığımız eylemlerdir. Şimdiye
kadar yaptığımız her eylem ve davranışın ardından sonunda ne meyveler
alacağımızı düşünüyorduk. Yani şimdiden sonra nasıl bir eylem yaparsak
yapalım kimseye kötülük gelecek bir şey planlamayalım ki geleceğimizi
ıstırap olmadan yaşayalım.
Devam etmek için tıklayınız...
Geri |