|
| |
Soru: Son soylediginiz cumleyi
Sanskritce tekrarlayabilir misiniz?
Size Krishna nin bu fikir hakkinda ne dusundugunu soyleyeyim
karmany evadhikaras te, ma phalesu kadacana
ma karma-phala-hetur bhuh, ma te sango 'stv akarmani
Oo Arjuna, sende eylemi yapmak için adhikara var ama meyvelerini almak için
değil. Ayni zamanda meyvelerin sebebi de olmuyorsun ve eylemsizliğe bağlı
değilsin.
Bu bilginin yogada aslinin hakkında olarak, Krishna felsefi şekilde
bildirir.Bhagavad-Gita'da Arjuna Krishna'ya sorar "Sen bütün bunlardan
bahsediyorsun da ne zaman edindin bu bilgileri?" Krishna bu bilginin yoga
olduğunu ve yasinin olmadığını söyler. Temel olarak bu bilgiler insana
doğumla gelir. Yaratılan yer almamış olsa da yaradılışın konsepti ve yoga
varoluşun hep bir parçasıydı. Temel fikir budur. Yaradılış uyumun
iceriginden kaynaklanmaktadır. Gün yaratıldığında es zamanlı olarak gece de
yaratıldı. Doğum yaratıldığında ayni zamanda olum tanımlandı. Bu demektir ki
aslında yoga olan bu uyumun içeriği, yaradılıştan da önce yer alıyordu.
Herhangi bir zamanda da yasam devam edecekse, bu denge de sürdürülmeliydi.
İste bu yüzden yoganın bu düşüncesi her zaman buradaydı. Bu yüzden yoganın
yaşı yoktur. Bu arka planda yer alan ve orda bulunan ritim için arka plan
oluşturan bir şey. Buna ait olmayan ise elenir.
Mesela insanin bu teknolojik gelişmelere , kültüre , medeniyete sahip
olmaması ormanda ağacın altında meditasyon yapmasından değildir. Uyum içinde
yaşamaktadır. Bu hayatinin desteğidir. Onu sürdüren uyumdur. Bu hayatin arka
planıdır. Aslında, Upanishad 'lardan biri bunu "yoga dandha" diye belirtir.
Bunun temel anlamı esas merkezi desteğin yoga olduğudur.
İnsan yetiksin olduğunda kendisine yogayı hatırlatacak egzersizlere ihtiyaç
duyar. İşte bu şekilde bu egzersizler geliştirilmiştir. Herkes bu
egzersizlerle kültürün bir parçası olarak meşguldür ister köle ister
öğretmen ister tüccar olsun yoga çalışmaları muntazam bir temeldir. Lüks
içinde zenginlik içinde bir kraliyeti yöneten kral da bir yoga öğrencisidir.
Yoga okullarda küçük çocuklara da öğretilir. Ayni zamanda yoga savaş
alanında Krishna tarafından Arjuna'ya da öğretildi. Bu bağlamda yogaya her
şey dahildir. Biri Arjuna'nin neler öğrendiğini merak eder. Kesinlikle
bunlar asanalar değildi. Ama kesinlikle de yogaydı. Bu yüzden tekrarlanıyor
ki bu Bhagavad-Gita 'dır ve yoga bilimidir.
İnsanlar yogayı aldılar ve kendi küçük amaçları için kullanmaya çalıştılar.
Mesela Hint dansları temel yoga prensiplerinden esinlenerek
geliştirilmiştir. Hint mutfağı da yoga prensiplerine dayalıdır. İnsanlar
yoganın bir kaç fikrini alıp kullanmalarına rağmen yürütülen bütün sistemden
eksik kaldılar.
Bana yeni bir grupla ilgili ve bunun yoga olup olmadığıyla ilgili sorular
soruyorsunuz. Burada bir kaç yoga prensibi var ve onlar bazılarını çekip
çeşitli isimler veriyorlar. Bir de bu yeni grup nasıl tanımlanır. Onlar da
diyor ki "Bizim söylediklerimiz aynen yoganın söylediğidir." Gerçekte bir
kaçı yoganın ne dediğini kavrıyor. Bana göre yoganın bazı fikirlerini alıp
hayati harika kılmakta bir sakınca yok. Bu güzel bir şey.
Soru: İyi ve kötüden bahsediyorsunuz, ve neyin iyi neyin kotu
olduğuna karar vermek çok kritik bir şey. Çünkü iyi ve kotu akrabadır.İyi ve
kotu kültürlere göre de değişim gösterir. Sonuçta nasıl karar vereceğiz?
Gerçekte kesin olarak söyleyebilirim ki bir kültürde iyi olan bir başkası
için kotu olabilir. Yani kültüre göre bir şeyi iyi veya kotu diye tanımlamak
çok lokal bir şey olur. Bunlar mutlak değildir. Bu aslında kültüre saygıdır.
Bu bağlamda , gerçekte iyi ve kotu yoktur, halbuki daha derin anlamda hiç
kotu ve iyi yoktur. Krishna Bhagavad-Gita'da iyi ve kötüyle ilgili bazı
prensiplerden bahsetmiştir. Ama son olarak çok daha kuşatan bir açıklamadan
bahseder "Her ne ki yaşamı devam ettirmeyi sağlar iyidir, ve her ne ki
harabı, helakı arttırır kötüdür" Nerde olursa olsun bir topluma , kültüre
veya herhangi bir şeye iyi ve kötüyü adapte etmek iyidir, çünkü kültür size
gelmez siz kültüre gidersiniz.
Mesela Hindistan'ın önemli bölümlerini ele alalım. Kesin olarak iyi veya
kotu olan şeyler vardır. Ama Prashanti' ye geldiğinizde farklı iyi ve
kötüler vardır. Sonuçta Prashanti' de bir şekilde iyi ve kötüyü tanımlar. Bu
iyi ve kötüler insanların hayatin mecburi şeylerini yetiştirmek için önemli
olan cevre ve atmosferi geliştirmek için tanımlanmıştır. Prasahanti'ye
gittiğimde sunulanları alabilirim ve oranın iyi ve kötüsüne uyum
sağlayabilirim. Bunları yaparsam Prashanti 'den en iyi şekilde
faydalanabilirim. Eğer bir arabanın içindeysem , sürücü koltuğunda oturduğum
anda , bazı iyi ve kötüler vardır, bazı doğru ve yanlışlar ve bunlara saygı
duymalıyım.Ben saygı duyduğumda araba da bana yardim eder. Yani bu esnekliğe
sahip olmalıyız , ama bunlar mutlak değildir. Mutlak kötü sonucunda kesin
bir yıkım olduğunu gördüğünüzdür. Eğer destek olur ve yıkıma sebep vermezse
bu iyidir. İyi ve kotunun bu tanımları bize dünyayı daha güzel ele almada
yardımcı olur.
Soru: Ama bazen yıkımlar iyi sonuçlar getirebilir.
Bu doğru. Benim demek istediğim uzun bir süreçteki yıkımlar ve idame
ettirmeler. Bir hayati kurtarmak için bakteriyi yok edersiniz çünkü
bakterinin kötülüğü sadece başkalarına zarar vermesi değil, süreç içinde
kendide yok olur. Bunu biraz daha açıklayalım. Mesela bir bakteriyel durumu
ele alalım. Bakteri aslında insanin içinde kurtulur. Ama bu süreçte o insana
zarar verir ve o insan orda olmasa bakteri yok olur. Bu hep süregelir.
Kanserin kotu tarafı nedir? Kanser hücreleri kendi gelişiminden sorumlu olan
bir insana zarar verir. Bu kotudur çünkü burada kendi kendine yok etme
vardır. Bu çok daha derin bir perspektifte anlaşılmalıdır.
Sevgiler,
Raghuram
Geri |
|