Meditasyonun ilk safhası olan dikkatin dış
dünyadan iç dünyaya yöneltilmesidir. Bunu günlük yaşamdan bir örnekle
açıklayalım:
Diyelim ki kalabalık bir ofiste, yazıp bitirmeniz gereken çok önemli bir
mektup var. Kalabalık ve çevrenizdeki sesler sizi rahatsız etmiyorsa, hatta
bu sesleri duymuyorsanız, bu seslere tepki göstermiyorsanız, tıpkı bir
mağarada tek başınıza huzur içinde oturuyormuş gibi, işinize kendinizi
verebiliyorsanız, Pratyahara uygulayabiliyorsunuz demektir.
Tıpkı yukarıdaki örnekte olduğu gibi, meditasyona başlarken ve meditasyon
sırasında etrafınızla ilişkinizi kesmelisiniz. Meditasyon, gerçeği kendi
içinizde bulma yoludur. Meditasyon için oturduğunuzda, hala dışarıdaki
kamyonun patırtısı, yukarıdaki komşunun bağırtısı, ya da yandaki odadan
gelen televizyonun sesi sizi rahatsız ediyorsa, henüz dikkatinizi kendinize
yöneltemiyorsunuz demektir.
Bazı okullarda, öğrencilerin dağlardaki mağaralara, ya da ıssız ormanlara
gönderilmesinin sebebi Pratyahara uygulamasıdır. Bu okulların uygulamasına
göre, öğrenci kendini günlük hayattan soyutlayarak işe başlar, eğer bir
mağarada tek başına kalırsa, çevresinde öğrencinin dikkatini dağıtacak hiç
bir şey olmayacaktır. Böylece kendi içine daha rahat dönebilecek ve
meditasyona başlayabilecektir. Ayrıca, konuşmayarak (Mouna uygulaması) içsel
sessizliğine ulaşacaktır.
İsterseniz, bir mağaraya giderek çevrenizde dikkatinizi dağıtacak tüm
faktörleri ortadan kaldırın, isterseniz bir pazar yerinin ortasında durup
gözlerinizi kapatarak, kendinizi/duyularınızı dışsal nesnelere kapatın. Her
iki durumda da belli bir zaman sonra, dış dünya ile ilişkinizi keserek kendi
içinize döndüğünüzü fark edeceksiniz.
Peki hangi yol mu daha iyi? Buna verilebilecek en doğru cevap, "en doğru
yolun" olmadığıdır. Daha önce de belirttiğim gibi, aynı nihai hedefe varan
pek çok yol vardır, hepsi kendi içlerinde mükemmeldir ve öğrenci bu
yollardan kendisi için en uygun olanını kendi seçecektir.
Pratyahara uygulamasına bir örnek:
"Mağaraya gitmemeyi seçersek kendi içimize nasıl döneceğiz?" dediğinizi
duyar gibiyim. Bu nedenle size bir örnek vermek istiyorum:
Gözlerinizi kapatın. Kendinize sakince, içinizden veya yüksek sesle; "Artık
dış dünya ile ilişkimi kesiyorum ve kendi içime dönüyorum. Sakin ve
huzurluyum." deyin, ve bu huzuru ve sakinliği hissedin. Bunun için,
öncelikle bedeninizde farkında olmadan gerdiğiniz kasları gevşetin; karnınız
içinize çekik mi oturuyorsunuz?, dişlerinizi hala sıkıyor musunuz, ya da
alnınızı mı kırıştırıyorsunuz, mutlaka kontrol edin ve bu kasları gevşetin.
Derin bir nefes alın ve nefesinizi düzenli ve rahat bir şekilde devam
ettirin. Huzurun, sakinliğin, içe dönmenin, dışsal dünya ile ilişkiyi
kesmenin nasıl bir şey olduğunu hissedin.
Yukarıdaki uygulamayı yaptığınızda (kendinizle ilgilendiğinizde), önce
bir an için, çevrenizle ilişkinizin kesildiğini daha sonra çevrenize geri
döndüğünüzü hissedeceksiniz. Belki de kendinizi yan odadaki radyoda çalan
müziği söylerken yakalayacaksınız. Bu son derece doğaldır. Zihniniz
dışarıdaki seslere ya da odanın soğuk/ sıcak olmasına kayarsa, kendinizi
zorlayarak bu düşüncelerden kurtulmaya çalışmayın. Sadece, sakince derin bir
nefes alın ve kendinize "şimdi tekrar kendi içime dönüyorum" diyerek
kaldığınız yerden devam edin. Düzenli uygulama yaparsanız, kendi içinize
döndüğünüz zaman aralığının gittikçe uzadığını fark edeceksiniz.
Unutmayın ki, nasıl bir günde mühendis olunmazsa, bir günde meditasyonda
uzman olunamaz. Hayatın tüm diğer alanlarında olduğu gibi, Yoga
uygulamalarında da belli bir yere gelebilmek düzenli çalışma gerektirir.
Düzenli çalışın ve harika deneyimlere merhaba deyin.
GERİ