|
| |
|
APARIGRAHA - İSTİFÇİLİK
YAPMAMA |
|
Yoga denince en çok tartışılan konulardan biri
istifçilik yapmamadır. Bu konunun bu denli konuşuluyor olma nedeni, istifin
derecesinin yoruma açık olması ve bazı kesimlerin bunu "maddeyi reddetme"
olarak uygulaması/yorumlamasıdır.
Bu nedenle bu etiği okurken,
bağımlı olmamanın ve özdeşleşmenin
ne anlama geldiğinin de okunmasını tavsiye ediyorum.
Bu etiğin en iyi anlaşıldığı durumların tatiller olduğunu düşünüyorum.
Onbeş gün için yaz tatiline çıktığınızı hayal edin, yanınıza ne alırsınız?
Bir valiz dolusu giysi, diş fırçası, havlu, değil mi? Gittiğiniz yerde de
size bir oda verirler, içinde bir yatak vardır. Masayı, sandalyeyi, ya da
koltuğu varsa bile kullanmazsınız bile... Bir de şu an oturduğunuz evinizi
düşünün, içi yılların birikimiyle dolu olan evinizi... Gerçekten o evin ya
da eşyaların ne kadarını kullanıyorsunuz?
Bunu düşünmenizi söylememin sebebi, belki de çoğumuzun elimizdekileri; sahip
olma güdüsüyle, geçmişte sahip olduklarımızla ve diğer insanların sahip
olduklarını düşündüğümüz şeyle sürekli karşılaştırma yapıyor olmamız... ve
elimizdekilerle çoğu zaman mutlu olmayıp hep uzaktaki bir şeye doğru
koşmamız.
Yoga, aslında gerçek anlamda hiç bir şeye sahip olamayacağımızı, olsa
olsa bir süre kullanabileceğimizi söyler. Gerçekten de, ölümlü bir bedene
sahip olduğumuz düşünüldüğünde, "benim" dediğimiz herşey -hayattayken
kaybetmediğimizi var sayarsak- bedenimizin yaşam süresiyle sınırlıdır.
(örneğin, bir evde oturuyorsunuz, oturduğunuz ev, sizin için "sizin", ancak
siz öldükten sonra, çocuklarınız o evin "kendilerinin" olduğunu
söyleyeceklerdir.)
Sahiplendiklerimizi sınıflandırırsak:
- Maddesel her tür sahiplenme duygusu: "Benim evim, benim arabam,
benim bilgisayarım" dediğimiz herşey için, önce sahip olmaya çalışma,
sonra sahip olduğunu korumaya çalışma, en son olarak da daha fazlasına
sahip olma güdüsü geliştiririz. Bunları başarabilmek de, hem çok yoğun
olarak enerjimizi, hem de değerli zamanımızı alır. Bunun yerine
isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı basitleştirmek çok daha rahatlatıcı olur.
- Kişileri sahiplenme duygusu: Ebeveynin çocuğuna duyduğu
sahiplenme, karı-koca arası sahiplenme, arkadaşlar arası sahiplenme hep
daha önce anlattığımız "benim" kavramından ve "benim" olanın
kaybedilmesine yönelik duyulan endişeden kaynaklanır. Ancak Yoga'da bakış
açısı şöyledir: "Sevdiğini bırak gitsin, gerçekten seni seviyorsa, geri
gelecektir, yok eğer gelmiyorsa, zaten onun sana olan sevgisi senin sevgin
kadar yoğun değildir, ve geri gelmemesi herkes için çok daha iyidir."
Geri...
7 Haziran 2001'de yüklenmiştir. |
|