Kendimize ve
çevremize yalan söylememektir.
Doğruluğun bir kaç seviyesi vardır:
- En temel olan Doğruluk uygulaması günlük hayatımızdaki uygulamadır; Ne
gördüğümüz, ne hissettiğimiz, ne düşündüğümüz hakkında açık olmaktır.
Aslında açık olmak dediğimizde çok basit bir şeymiş gibi görünür ama
aslında uygulaması zordur. Çünkü kimseyi incitmediğine inandığımız "beyaz
yalanlar"ı sürekli olarak kullanırız. Bu tip yalanların kullanılması
kişiye yalanın çok da kötü bir şey olmayabileceği fikrini aşıladığından,
kullanılmaması tavsiye edilir.
- Daha geniş anlamda Doğruluk uygulaması içsel dürüstlüktür. Bunu bir
örnekle açıklayalım. Örneğin, birinin yere cüzdanını düşürdüğünü
görürseniz ve çevrenizde bir kaç kişi varsa, ve siz kalkıp cüzdanı o
kişiye verirseniz, bu dürüstlüktür. Ama çevrenizde kimse olmadığı halde ve
cüzdanın düştüğünü kimsenin görme ihtimali yoksa bile siz yine de kalkıp o
kişiye cüzdanını verirseniz bu içsel dürüstlüktür.
- Bu prensibin en üstün anlamı ise evrensel doğruluğun ete kemiğe
bürünmüş hali olmaktır.
Daha önce de söylediğim gibi, tüm etikler bir arada uygulanmalıdır. Bir
arada kullanılmadığında Doğruluk etiği suistimale çok açıktır ve çok
tehlikeli bir silaha dönüşür. Çünkü doğru söylemek adına, çevremizdeki
insanları çok kolaylıkla incitebiliriz.
Örneğin, Ahimsa - Şiddet Kullanmama etiği mutlaka gözetilmelidir.
Örneğin, bir arkadaşınızın elbisesini beğenmemişseniz ve size beğenip
beğenmediğinizi sorarsa, doğruluk etiği gereği ona ne hissettiğinizi tam
olarak söylerseniz, onu kıracağınız için, şiddet kullanmış olacaksınız.
Bunun yerine, örneğin üzerine iyi oturduğunu söyleyebilirsiniz.
Alice Christensen, Yoga of the Heart isimli kitabında bu konuyla ilgili
çok güzel bir hikaye anlatır:
Bir usta bir ormanda iken, önce koşan bir geyik görür, hemen arkadasından
bir avcı kendisine yaklaşarak etrafta kaçan bir geyik görüp görmediğini
sorar. Usta, yalan söylerse, Doğruluk etiği uygulaması bozulacak ve yalan
söylemiş olacaktır, ancak avcıya geyiğin gittiği yönü söylerse de geyiğin
akıbetini bildiğinden şiddet kullanmış olacaktır.
Bu nedenle, usta avcıya şu şekilde cevap verir: "Gözl