|
| |
| Patanjali, Yoga Sutralarında
şöyle der: "Saflaştırma ile sakin bir ruh, konsantrasyon, organları kotrol
altına alma ve Öz-Beni görme yetisi gelir." (2. kitap, 41. satır)
Bir çoğumuz yaşamımız boyunca farklı yüzler takınırız; örneğin bir
bankacı çok şen şakrak bir mizaca sahip olduğu halde, "işi gereği" işyerinde
çok ciddi ve ketum davranması gerektiğini düşünebilir. Bu da bizi bölünmeye,
birden fazla Ben yaratmaya ve bu farklı kişiliklerle bir yaşam boyu uğraşma
zahmetine sokar. "Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" derler. İşte,
saf olmak bizim bir çok yüzümüz olmasını önleyecek ve her alan ve planda tek
bir Ben olmasını sağlayacaktır.
Ayrıca bölündükçe güç kaybederiz; bir avcı iki tavşanın peşinden aynı
anda koşarsa, eve eli boş dönecektir. Yaşamda birden fazla beklentimiz
olması doğaldır. Ancak, tıpkı avcı örneğinde olduğu gibi, yaşamdaki
amaçlarımızın birbiriyle ters düşmemesi bizim bu hedeflere ulaşmamızı
kolaylaştıracaktır.
Saf olmanın seviyeleri vardır.
- Dışsal Saflık:
- Bedensel temizlik, güçlülük ve sağlık: Bedenimiz bizim
yaşamımız boyunca kullandığımız aracımızdır, bu nedenle bedenimize iyi
bakmak kendimize yapacağımız en büyük yatırım olacaktır.
İşte yine bu nedenledir ki, bu felsefe bize maddesel bağımlılıklarımızı
(sigara, alkol, uyuşturucu gibi) bırakmamızı ve sattvik gıdalar almamızı
öğütler.
- Çevresel temizlik: Burada kastedilen bildiğimiz anlamda
çevremizi temiz tutmakla birlikte aynı zamanda, çevremizde bulunan
dostlarımızı iyi seçmektir. "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu
söyleyeyim" sözünü hatırlayın; bizi biz yapan en önemli faktörlerden
biri de çevremizdir.
Yine bu nedenle, Yoga'nın fiziksel duruşlarıyla birlikte, felsefesini
incelemek isteyen öğrencilere Satsang yapmaları, yani bir guruyla
Yoga konusunda sohbet etmeleri önerilir. Böylece öğrenci aklını
kurcalayan sorulara cevap alabilecek ve gurusunun bilgisinden istifade
edebilecektir.
- İçsel Saflık:
- Kalpteki Saflık: Zıt kutuplar tarafından çevrelendiğimiz
halde, dengede durmamızdır. Yani her türlü bağımlılıktan kurtularak,
herşeyin kaynağının tek ve bir olduğunu idrak edebilmek, böylece evrenle
bir olabilmektir.
- Akıldaki Saflık: Aklın fikir bombardımanından kurtulmasını
sağlamaktır. Dikkat ederseniz gün içinde aklımızda düşünceler uçuşup
durur, biz de aklımızın esiri olarak düşüncelerle bir oraya bir buraya
sürüklenir dururuz. İşte, aklımızın bu şekilde bölünmesini engellemek,
bizim yaptığımız işe daha iyi konsantre olmamızı sağlayacaktır. Peki ama
bu nasıl sağlanır? Bir dakika için düşüncelerinizi kontrol altına almaya
çalışın, göreceksiniz ki, siz baskın çıkmaya çalıştıkça, aklınız size
daha çok isyan edecek ve daha çok düşünce başınıza üşüşecektir. Bunun
yerine düşüncelerinizi serbest bırakın ve bir müddet onları bir üçüncü
kişi olarak izleyin. Bir süre geçtikten sonra, düşüncelerinizin
yavaşladığını ve artık zihninizin yorulmadığını fark edeceksiniz. Bir
düşünceden diğerine geçmek istediğiniz zaman, ilk düşünceyle işinizi
bitirip, onu gönderin ve ancak o zaman diğer düşüncenin zihninize
girmesine müsaade edin.
Aklımızı saflaştırmanın belki de en kolay yolu meditasyon
yapmamızdır. Çünkü meditatif bir zihnin en belirgin özelliği dikkatini
tek bir noktada uzun süre muhafaza edebilmesidir. Bu konu hakkında daha
ayrıntılı bilgi için, sitemizin Yoga okulları altında bulunan Raja Yoga
bölümüne uğrayabilir ve Meditasyon aşamalarının neler olduğunu
okuyabilirsiniz.
- Konuşmada Saflık: İçinizin ve dışınızın bir olmasıdır.
Kişinin yama ilkelerinden zarar vermeme ve doğruluk ilkelerini uygulayan
ve bununla birlikte kalbini ve aklını saf hale getirebilmiş kişinin,
sözleri de içini yansıtacak ve yumuşak ve gönül okşayıcı olacaktır. Yani
kişinin düşündüğü ve söylediği bir olacak ve bu söylediği kimseye zarar
vermeyecektir.
Geri...
14 Haziran 2001'de yüklenmiştir. |
|